SON DAKİKA
Hava Durumu

SALONDA TARİH, SAHADA TAZMİNAT YAZILIYOR

Yazının Giriş Tarihi: 25.02.2026 10:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.02.2026 10:18

Türkiye’de sporun iki yüzü var: Bir yanda imkansızlıklar içinde dünya devlerini deviren VOLEYBOL ve BASKETBOLUN aslanları, diğer yanda ise halkın cebinden çıkan milyarları menejerlerin banka hesaplarına akıtan TÜRK FUTBOLUNUN FİYASKOLARI. Artık “futbol ülkesiyiz” masalını bir kenara bırakalım; biz bir “futbol hastasıyız” ama bu hastalık bizi içeriden çürütüyor.

YABANCI SINIRI DEĞİL VİZYON SINIRI

Futbolu yönetenlerin her başarısızlıkta sığındığı o meşhur liman: “YABANCI KURALI NE OLACAK?” Voleybolda dünyanın en iyi yabancıları ligimizde oynuyor, ama bizim kızlarımız dünya şampiyonu oluyor. Neden? Çünkü orada rekabetten korkan değil, rekabetle büyüyen bir altyapı namusu var.

Basketbolda Anadolu Efes veya Fenerbahçe, Avrupa’nın zirvesine çıkarken “yabancı sayısı çok” diye ağlamıyor, aksine en iyilerle yarışarak ekol oluyor.

Futbolda ise durum trajikomik: 35 yaşındaki, kariyeri bitmiş “emekli” yıldızlara ödenen imza paralarıyla kaç tane voleybol ve basketbol sahası açılırdı, hiç hesapladınız mı? Futbol yöneticileri, altyapıya harcamadıkları parayı, başarısızlık sonrası kovdukları hocaların TAZMİNATLARINI seve seve ödüyorlar.

“YILDIZ” DEĞİL “MEMUR” FUTBOLCULAR

Filenin sultanları sahada kan ter içinde savaşırken, kaybettiği maçtan sonra hüngür hüngür ağlıyor. Bizim Milyon Euroluk futbolcularımız ise mağlubiyetin akşamında gece kulüplerinde boy gösteriyor ya da sosyal medyada “önümüzdeki maçlara bakacağız” şablonuyla taraftarla dalga geçiyor. Salonda KARAKTER, sahada ise sadece kontrat konuşuyor!

FEDERASYON VE KULÜP BAŞKANLARINA MUHTIRA

Buradan, o deri koltuklarında her hafta hakem konuşan, başarısızlığı kural değişikliklerinde arayan futbolun “sözde” mimarlarına sesleniyorum.

AYNAYA BAKIN: Voleybol Federasyonu’nun bütçesi sizin çerez paranız bile değilken onlar dünyayı dize getirdi. Siz bu bütçelerle neden Avrupa’nın averaj takımı haline geldiniz?

LİYAKAT Mİ, SADAKAT Mİ: Teknik direktör koltuklarını ahbap-çavuş ilişkileriyle mi, yoksa bilimsel kriterlerle mi dolduruyorsunuz? Salon sporlarında “hocanın dediği” olurken, futbolda neden “başkanın egosu” konuşuyor?

GENÇLERİN GELECEĞİNİ ÇALMAYIN: Altyapı tesislerini birer “göz boyama” alanı olarak kullanmaktan vazgeçin. Voleybolda her yıl yeni bir Ebrar, yeni bir Vargas çıkarken; sizin altyapınızdan neden sadece “torpilli çocuklar” veya “umut tacirliği” çıkıyor?

HESAP VERİN: Borç batağındaki kulüpleri şahsi reklam aracınız olarak kullanmayı bırakın. Ya salon sporlarındaki o MALİ DİSİPLİNİ ve SPOR AKLI transfer edersiniz ya da o koltukları asıl sahiplerine, yani gerçek spor adamlarına bırakırsınız.

SON SÖZ

Türk sporseverin artık boş vaatlere ve “hakem bizi yaktı” masallarına karnı tok. Biz marşlarımızı voleyboldaki o gururla dinlemek istiyoruz, futbolun yarattığı kaos ve borç batağıyla değil. Futbol yöneticileri; ya salonun asaletinden ders alın ya da tarihin tozlu ve utanç dolu sayfalarına gömülmeye hazır olun.

HALKIN SESİ

24/2/2026 Necati KONAKCI

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar (0)
    google-site-verification=CzWYeDolIkRX-_VevWsC8kOwDS0VIUnRa0dCFUBRGDM
    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.