SON DAKİKA
Hava Durumu

İZMİT’İN SAKLI TACI NİKOMEDİA

Yazının Giriş Tarihi: 31.01.2026 09:46
Yazının Güncellenme Tarihi: 31.01.2026 10:09

Bir yanda dünyanın yükünü sırtlayan fabrikalar, diğer yanda üzerine beton dökülmüş bir dünya başkenti… İZMİT, sanayi şehri gömleğinin altında, Roma’yı dize getiren görkemli bir geçmişi saklıyor. Her gün yürüdüğümüz o yokuşların altındaki “Kayıp Şehir”e inelim.

İzmit deyince zihnimizde canlanan o gri silüeti bir kenara bırakın. Bu gün size tozlu raflarda unutulmuş ama toprağın bir nefes altında hala atan bir kalpten, NİKOMEDİA’dan bahsedeceğim.

M.S. 284 yılında İmparator Diokletian burayı Roma İmparatorluğunun başkenti ilan ettiğinde Londra daha bir kasaba, İstanbul (Bizans) ise henüz bir taşra kentiydi.

“İKİNCİ ROMA”: ÇUKURBAĞ’IN SESSİZ ÇIĞLIĞI

İzmit’in dik yokuşlu mahallelerinden biri olan Çukurbağ, aslında dünyanın en büyük açık hava müzelerinden biri olmaya aday. 1999 depremi bu şehre büyük bir acı yaşattı, ancak yeraltındaki devasa bir sırrı da gün yüzüne çıkardı. Enkaz kaldırma çalışmaları sırasında bulunan devasa mermer kabartmaları, tarihçileri şaşkına çevirdi.

Bu kabartmalarda iki imparatorun kucaklaşması tasvir ediliyordu; bu, Roma dünyasında gücün paylaşımını simgeleyen eşsiz bir sanattı. Bu gün İzmit Müzesi’nde sergilenen o renkli rölyefler, dünyada kendi türünün en iyi korunmuş örnekleri arasında gösteriliyor.

Düşünün ki, altından geçtiğiniz o apartmanların temellerinde, belki de tarihin en büyük hipodromlarından birinin tribünleri yatıyor.

BİR ZAMANLAR DÜNYA BURADAN YÖNETİLİYORDU

Nikomedia sadece bir şehir değil, bir finans ve siyaset merkeziydi.

DARPHANE: Roma’nın en değerli sikkeleri burada basılıyordu. İNANÇ MERKEZİ: Hristiyanlık tarihinin en büyük zulümlerinden biri de, en önemli serbestlik fermanlarından biri (Nikomedia Edikt’i) de bu topraklarda yaşandı. MİMARİ DEHA: Şehrin dört bir yanını saran devasa su kemerleri, hamamlar ve tapınaklar… Bu gün Sekapark’ta gün batımını izlerken, binlerce yıl önce aynı noktada imparatorluk kadırgalarınının demirlediğini hayal etmek güç değil.

NEDEN HALA BİR “POMPEİİ” DEĞİLİZ?

Pompeii, İtalya’nın Campania bölgesinde, Napoli yakınlarında bulunan ve M.S. 79 yılında Vezüv Yanardağı’nın patlaması sonucu lavlar ve küller altında kalarak “donmuş” antik bir Roma şehridir.

İzmit’in en büyük şanssızlığı, üzerine yeni bir şehir inşa edilmiş olmasıdır. İtalya’daki Pompeii küller altında kalarak korunmuşken, Nikomedia modern yaşamın çarkları arasında sıkışıp kalmıştır.

Ancak bu bir engel değil, bir fırsattır. Şehrin altındaki tünellerin, sarnıçların ve saray kalıntılarının turizme kazandırılması, “tarih başkenti” unvanına kavuşturacaktır.

HAZİNE AYAKLARIMIZIN ALTINDA

Her gün üzerinden geçtiğimiz o taşlar, aslında bir imparatorun ayak izlerini taşıyor olabilir. İzmitli olmak, sadece pişmaniye yemek veya bir fabrikada çalışmak değildir; aynı zamanda dünyanın en köklü başkentlerinden birinin mirasçısı olmaktır.

Artık kafamızı öne eğip, yoldaki çukurlara bakmayı bırakıp, o çukurların derinliğindeki tarihe sahip çıkma vaktimiz gelmedi mi?

Bir zamanlar dünyanın başkenti olan İzmit (NİKOMEDİA)’nın kalıntılarını gün yüzüne çıkartacak bir kimse yok mu acaba?

Yıllardır kendi kendime sorduğumu size de sorayım. Sanayi Kenti olmak mı, yoksa Turizm Kenti olsaydık mı? Karar sizin.

30/1/2026 Necati KONAKCI

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar (0)
    google-site-verification=CzWYeDolIkRX-_VevWsC8kOwDS0VIUnRa0dCFUBRGDM
    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.