SON DAKİKA
Hava Durumu

EĞİTİMDE CAN PAZARI

Yazının Giriş Tarihi: 24.04.2026 12:39
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.04.2026 12:39

EĞİTİMDE CAN PAZARI

İstanbul’un göbeğinde bir öğretmenin, henüz hayatının baharındaki bir öğrencisi tarafından hayattan koparılması, Türkiye’de eğitimin sadece niteliğini değil, artık “varlığını” tartıştığımız bir kırılma noktasıdır. Bu cinayet, münferit bir öfke patlaması değil; yıllardır ilmek ilmek örülen bir itibarsızlaştırma politikasının, denetimsizliğin ve toplumsal şiddet sarmalının sınıflara sızmış zehirli bir sonucudur.

NEDEN BURAYA GELDİK?

Bugün okullarımızda öğretmenler, sadece ders anlatmakla değil, aynı zamanda hayatta kalma mücadelesiyle karşı karşıya.

Bunun en temel sebebi, öğretmenin toplumsal statüsünün sistemli bir şekilde aşındırılmasıdır. Öğretmen, öğrenci ve veli karşısında “hizmet veren” konumuna indirgenmiş, disiplin yetkileri elinden alınmış ve adeta korumasız bir hedef haline getirilmiştir.

Buna ek olarak, okulların fiziki güvenliği hala “temenni” düzeyindedir. Alışveriş merkezlerine bile girerken içinden geçtiğimiz x-ray cihazlarının, binlerce çocuğun ve öğretmenin bulunduğu okul kapılarında olmaması büyük bir ihmalkarlıktır.

Bir gencin elini kolunu sallayarak, çantasına 4-5 silah, 7-8 şarjör mermi ile okula hatta sınıflara kadar, bir önceki gün de pompalı tüfekle bir eski öğrencinin okula girebilmesi güvenlik sistemimizin sınıfta kaldığının en acı ispatıdır.

İHMALLER VE SESSİZ KALANLAR

Sadece fiziki güvenlik değil, psikolojik güvenlik de ağır hasarlıdır. Okullardaki rehberlik servisleri evrak işlerine boğulmuş, riskli öğrencileri tespit edip rehabilite edecek mekanizmalar işlevsiz hale getirilmiştir.

Dijital dünyada şiddet içerikli oyunlarla, mafyatik dizilerle büyüyen bir nesle; okulun, öğretmenin ve bilginin kutsallığını anlatacak hiçbir güçlü bariyerimiz kalmamıştır.

Her olaydan sonra yayınlanan kınama mesajları ise artık yaraya merhem olmaktan öte, sadece bir ritüele dönüşmüştür.

NE YAPMALI?

Artık “mış gibi” yapmayı bırakıp radikal kararlar alma vaktidir.

BİRİNCİSİ; Eğitimciye şiddet yasası acilen çıkarılmalı, bir öğretmene kalkan elin doğrudan devlete kalktığı kabul edilerek en ağır cezalar yasalaşmalıdır.

İKİNCİSİ; Okul girişleri, tavizsiz bir güvenlik denetimine tabi tutulmalıdır.

ÜÇÜNCÜSÜ; Veli-öğretmen- okul üçgeninde “müşteri” ilişkisi değil, “saygı ve hiyerarşi” ilişkisi yeniden tesis edilmelidir.

SON SÖZ

Bir ülkenin geleceği, sınıflarında koruyamadığı öğretmenlerin omuzlarında yükselemez. Eğer bu gün o koridorlarda yankılanan silah seslerini susturamazsak, yarın kalem tutacak bir el, ders verecek bir nefes bulamayacağız.

Cehalet sadece bilmemek değil, bilgiye ve bilgine kastetmektir.

BU SALDIRI ASLINDA HEPİMİZİN GELECEĞİNE SIKILMIŞ BİR KURŞUNDUR.

17.04.2026 Necati KONAKCI

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar (0)
    google-site-verification=CzWYeDolIkRX-_VevWsC8kOwDS0VIUnRa0dCFUBRGDM
    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.