KELEŞOĞLU

15 Ağustos 2018 Çarşamba

BİZİM GAZETE

ÜLKE BEKAASI İÇİN DEĞİŞİM ŞART

Selim Uysal

Selim Uysal

E-Posta : selimuysal41@hotmail.com

Kendimi bildim bileli ülkemizde yönetime talip olan partilerin temsilcilerinde, her ne hikmetse hiçbir zaman değişim olmamıştır.

Yani bugüne kadar kurulan her parti lider eksenli olarak kurulmuştur.

Ve lider elden ayaktan düşünceye kadar veya Hakkın rahmetine kavuşuncaya kadar o partinin başından hiçbir yere ayrılmaz.

Yaşı kırk – kırkbeşin üzerinde olanlar yakın tarihimizde buna yakinen şahit olmuşlardır.

Bilmeyenler de en azından Sayın Bülent Ecevit’in, Süleyman Demirel’in, Alparslan Türkeş’in, Deniz Baykal’ın adını mutlaka duymuşlardır.

Bu liderlerinde partilerinin başlarında oldukları dönemlerde yeni bir ismin parti başına geçebilmesi hayal bile edilemezdi.

Kendi kongrelerinde, liderlik için adaylığını açıklayan isimlerde çatlak sesler olarak ifade edilir.

…Ve, ya kongrelerinde yada kongre öncesi sesleri kesilerek asimilasyona uğratılırdı.

Adalet Partisinden Sayın Süleyman Demirel, eninde sonunda Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu da yerine, yani parti liderliğine yeni bir isim oturabildi.

Sayın Bülent Ecevit, uzun yıllar devam ettirdiği Cumhuriyet Halk partisi liderliğini Sayın Deniz Baykal’a kaptırmasının hemen akabinde Demokratik Sol Parti (DSP)’yi kurarak burada da liderlik cuntasını devam ettirdi.

DSP olarak kurduğu partinin 1999 yılı seçimlerinde DSP-MHP-ANAP koalisyonu ile tekrar ülkenin yeni başbakanı oldu. Yaşının hayli ilerlemesi ve hastalanmasıyla birlikte liderlik koltuğunu mecburen bırakabildi. Daha sonra hakkın rahmetine kavuştu.

Milliyetçi hareket Partisinin lideri Alparslan Türkeş’te liderlik koltuğunu ancak rahmetlik olduğu zaman bırakabildi.

Hatta ve hatta son yıllarda CHP’nin başındaki lideri Sayın Deniz Baykal’da ilerlemiş yaşına rağmen liderliği sürdürürken ortaya çıkarılan bir kaset furyasıyla mecburiyetten liderlik koltuğunu bırakmış oldu.

Kısacası Türkiye’de bugüne kadar kurulan hangi parti olursa olsun.

Asla ve asla parti lideri konumunda bulunan ismin şartlar ne olursa olsun koltuğunu bırakabilmesi oldukça zor oluyor.

Bu son on-onbir yıldır ülkemizin yönetiminde bulunan Ak parti için de geçerli…

İlk kuruldukları zaman kendi parti tüzüklerine koydukları ancak daha çıkarmak zorunda kaldıkları “iki dönem görev yapanlar mutlaka yerlerini arkadan geleceklere bırakarak yenilenme yoluna gidilecektir.” maddesi bile ilk iki dönem dolar dolmaz dumura uğramıştır.

Ve şu anda on bir yıldır, ufak tefek değişiklikler olmuş olsa bile aynı isimler, aynı yüzler ülke yönetimindedirler.

İşte bütün sorun da burada başlıyor.

Doymuşluk her insana yavaş yavaş hatalar yaptırmaya başlar.

Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın durumu aynen böyle…

Hangi insanoğlu olursa olsun, kendisine verilen aşırı payeler, günü geldiğinde kendisinin bulunmaz Hint kumaşı olduğuna inanmasına vesile olur.

…Ve artık önüne geçilemez bir hal alır.

Böylesi bir durumda, yapılan her iyi işte de, yapılan her kötü işte de arkasında istediği desteği bulması, insanın kendisini aşılamaz, ulaşılamaz biri konumuna getirir.

Ak partide de şu anda bire bir aynı durumu yaşıyoruz.

Durum öyle bir hal aldı ki;

Kendisine en yakın olan, hatta partinin kuruluşunu hazırlayanlar da dâhil olmak üzere Sayın Erdoğan’ın yaptığı hangi yanlış hareket olursa olsun…

“Şu konuda yanlış düşünüyorsunuz, yanlış hareket ediyorsunuz” diyerek uyarıda bulunabilecek hiçbir zat-ı muhterem yok.

İşte gelinen son nokta bu…

Ülkemiz içinde, ülke idaresini elinde bulunduran Ak parti içinde acilen önlem alınması gereken en önemli durum…

Şayet önü alınamayacak bir hal alırsa;

Bu durumun ülkemizi diktatörya yönetimi şekline götüreceği muhakkaktır.

Ak parti kurmayları acilen bu “Dile bile getirilebilmekte çekinilen” değişim mekanizmasını harekete geçirmeli ve bu duruma müdahalede bulunabilmelidir.

Artık bunu öne alınacak bir seçim takvimiyle mi yaparlar, veya nasıl bir çözüm bulur, bilemem.

Ancak ülkemizdeki iyi yöndeki gelişmelerin, istikrarın kaybedilmemesi için yapılması gereken her ne ise bir an önce harekete geçilerek gerçekleşmesi sağlanmalıdır.

Yani öncelikle Sayın başbakanın ve ülke idaresindeki değişemez denilen isimlerin yerine yine ak parti içerisinden yeni yüzlerin, yeni isimlerin getirilerek idareye yeni bir boyut kazandırılması sağlanmalıdır.

Aksi takdirde ülkemizde yaşanan ve hiçte istenmeyen böylesine akıl almaz kaos ortamlarının bugün durdurulsa bile yarın yeniden patlak verebilmesi muhtemeldir.

Özellikle Ak partililerin ve Ak parti camiasının, bu değişimi, bırakın gündeme getirmeyi dile bile getirilmesinde ürkeklik göstermeleri hem kendilerine hem vatanımıza ihanet etmiş olmalarını sağlayacaktır.

Sağlık ve mutlulukla kalın…

 

 

 

 

 


17 Haziran 2013 Pazartesi 08:45
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

KÖRFEZ GÜNDEMİ

Baran’ın 17 Ağustos Deprem Mesajı

'Unutmayacağız, Unutturmayacağız' Belediye Başkanı İsmail Baran’ın 17 Ağustos Deprem Mesajı

Körfez’in köylerine Osmanlı çeşmeleri

Körfez’in köylerine Osmanlı çeşmeleri

Mezarlık yoluna ve çevresine asfalt

Mezarlık yoluna ve çevresine asfalt

Körfez’de hacı adayları dualarla uğurlandı

Körfez’de hacı adayları dualarla uğurlandı

‘Barış Masası’ 4 bin kişiye yardımcı oldu

‘Barış Masası’ 4 bin kişiye yardımcı oldu

Kurban pazarı ilaçlandı hijyen için poşet dağıtıldı

Kurban pazarı ilaçlandı hijyen için poşet dağıtıldı

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI