16 Ocak 2018 Salı

Bizim Gazete

"TOHUM ALANA HASTALIK BEDAVA"

Selim Uysal

Selim Uysal

E-Posta : selimuysal41@hotmail.com

Geçtiğimiz hafta bir hasta ziyareti için Antalya’ya gittim ve birkaç gün kalmak zorunda kaldım.

Bu birkaç gün içerisinde hem hastamın refakatinde bulundum, hem de hastane içerisinde araştırmalar yapabilme imkânı buldum.

Öyle verilere ulaştım, öyle şeyler gözlemledim ki;

Şaşırdım kaldım…

Zamanı geldikçe yine bu satırlardan hepsini sizlere aktaracağım.

Şimdi en önemli sorunumuz;HASTALIK

Akdeniz Üniversite Hastanesi’ni bilir misiniz bilmiyorum.

Gerçekten büyük bir hastane…

Blok blok ayrılmış 10’a yakın hepsi birbirinden büyük binalar var içerisinde.

Hepsi en az 10 – 12 katlı…

Artık bu hastanede hasta odalarını siz düşünün.

Hasta bölüm ve dallarını, doktorların, profesörlerin, asistanların sayısını siz düşünün.

İşte bütün bu saydığımız özelliklere rağmen inanın bütün bölümler ağzına kadar tıka basa hasta dolu.

İnanın yeri geliyor yeni gelen hastaları yatırabilecek servisler, yataklar bulunamıyor.

Hasta bolluğundan doktorlara bir dakika nefes alabilecek zaman bile kalmıyor.

Öyle ki doktorların yoğunluğundan, koşuşturmasından zaman zaman hastanın durumu ile ilgili bilgi bile alınamaz hale geliyor.

Yalnızca poliklinik günlerinde bölüm doktorlarına ulaşabiliyorsun.

Tabii bu durum yalnız bu hastane ile de sınırlı değil;

Çevremizdeki bütün hastanelere bakalım.

Hiç birinin birbirinden farkı yok.

Bütün ülkede sanki büyük bir bomba patlamışta herkes hastalanmış gibi…

…Ve bu sayı her geçen gün biraz daha artarak devam ediyor.

En çokta çağımızın modern hastalıkları konumunda bulunan Kanser, Kalp Damar, Şeker, mide hastalıkları almış başını gidiyor.

Bu hastalıkların yüzdelik oranları o kadar yüksek ki şaşırıp kalıyorsunuz…

Ne oldu da ülkemiz insanı bu kadar hastalıklı bir hale geldi?

Hasta insanlarımızın bu kadar çoğalmasının en baş sebebi nedir biliyor musunuz?;

İşte size ulaşabildiğim en çarpıcı ve başı çeken en önemli yanıt;

Yediğimiz Sebzeler, Meyveler, içtiklerimiz ve gıdasal tükettiklerimiz.

Bununda baş sebebi sürekli ithal ettiğimiz tohumlar.

Tarım ülkesi olarak gurur duyduğumuz ülkemiz artık ne yazık ki tohumda dışa bağımlı…

Bu işte başı çeken ülke de maalesef İSRAİL…

Yani Türkiye’de ekilen tohumların patronluğunu İSRAİL yapıyor.

Öyle ucuz fiyatlarla da almıyoruz bu tohumları…

Tohumlar her yıl biraz daha zamlı fiyatlarla ülkemize giriyor.

Ayrıca tohumu alıp ekmekle de bitmiyor iş.

Esas iş tohum ekildikten sonra!..

Genetiği oynanmış tohumlar ekildikten sonra artık her şey bitiyor, ekilecek toprağımızı da kaybediyoruz.

Bir daha o ekilen topraktan hiçbir verim alamıyoruz.

Toprak kanserleşiyor.

Verim veremez hale geliyor.

Hatta hafızalarımızı biraz zorlarsak hatırlarız.

Medyada yayımlanan haberlere konu olmuş en açık örnekte Niğde ve Nevşehir’de yaşandı.

İSRAİL tohumu ile yetiştirilen patateste kanserojen madde bulundu ve bu sebepten dolayı bu illerimizde patates ekimine yasak getirildi.

Durumun vahameti bununla da sınırlı değil.

Ekim için aldığımız hastalıklı tohumların yanında tohumlar için gerekli zirai ilaçlamayı da aynı yerden almak zorundayız.

Gel de çık işin içerisinden çıkabilirsen çık...

Kısacası İsrail adına en güzel kampanyayı bizler kendi kendimize yapıyoruz;

“TOHUM ALANA HASTALIK BEDAVA”

İşte ülke insanımızın hastanelerden çıkmayışının en birinci sebebi…

Gelin ülke insanımızın, neslimizin nerelere gittiğine sizler karar verin.

Şimdiki nesil artık neyin iyi, neyin kötü olduğunu da çok fazla ayıramaz oldu.

Gerçek ve sahte her şey birbirine karıştı…

Organik ürünler çıktı…

Hemen peşi sıra bununda sahteleri çıktı.

Galiba böyle giderse ülkemizin ileride çok büyük sorunlar yaşayacağı da muhakkak.

Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın bu konuya ivedi çözüm getirmesi en büyük ümidimiz oldu.

Rabbim tüm insanlığa hem bugünü hem yarını için hayırlar ihsan eylesin.

Amin…


29 Aralık 2015 Salı 11:13
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

KÖRFEZ GÜNDEMİ

Körfez’de 2018’in ilk meclisi yapıldı

Körfez’de 2018’in ilk meclisi yapıldı

Kanallar temizleniyor

Kanallar temizleniyor

Sarmaşık Dere’ye araç geçiş köprüsü

Sarmaşık Dere’ye araç geçiş köprüsü

Hereke sahilindeki otopark genişletildi

Hereke sahilindeki otopark genişletildi

Körfez Savcılığından Dev Holdinge Operasyon

Milliyet ve Hürriyet gazetesinin haberine göre Kocaeli Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı yürüttüğü akaryakıt

Söğüt’ten Baran’a ilk ziyaret

Baran : Teşkilatlarımızın fikri bizler için önemlidir

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI