16 Ocak 2018 Salı

Bizim Gazete

HAYAT VE ÖLÜM ARASINDAKİ ÇİZGİ

Selim Uysal

Selim Uysal

E-Posta : selimuysal41@hotmail.com

 İnsanoğlu o kadar ince bir çizgide yaratılmış ki, hayatını idame ettirebilmesi; yalnızca bir nefes alıp verebilecek kadar kısa bir zaman aralığında.

Günlük hayatın hengâmesinde hiç düşünebiliyor muyuz aldığımız her bir nefesin sonrasına o nefesi verip veremeyeceğimizi?

İşte bu kadar kısa ve keskin bir çizgide hayata tutunabiliyoruz.

Dünya hayatına o kadar kaptırmışız ki kendimizi, hiç ölmeyecekmiş gibi fani hayatın nimetlerine sıkı sıkıya sarılmışız.

Sanki her şey, öldüğümüzde bizimle birlikte gelecek. Bütün mallarımız da, bütün kazançlarımız da bizimle birlikte bu fani dünyaya veda edecek düşüncesi içerisinde hareket ediyoruz.

Oysa hepimiz görüyoruz ki; bu dünyadan göçüp giden, bu dünyaya ait yalnızca beş metre kefen bezi götürebiliyor.

Hiç göreniniz var mı, bu dünyadan malı ile birlikte gidebileni?

Yok değil mi?

Öyle ise, ne oluyor biz insanlara da kin, nefret, gözyaşı, kan döküyoruz, küçücük çıkarlar, küçücük menfaatler uğruna.

Neyi ve neleri paylaşamıyoruz?

Görüyoruz ki; ölüm öyle küçüğe, büyüğe, yaşlıya gence, anaya – babaya, eşe – dosta da bakmıyor.

Her kul için yazılan vade saniye şaşmıyor.

Madem ki; bu dünyada faniyiz.

Madem ki; her dünyaya gelen mutlaka bu ölümü tadacak.

Madem ki; Azrail ile olan randevumuz bir saniye bile şaşmayacak.

Peki ne istiyoruz biz insanlar birbirimizden.

Nasıl bir çıkar kavgasıdır ki bu, hiç kimseye bir fayda sağlamaz.

Nedir bu birbirini çekememezlik, hasetlik, ben olmak, benlik kavgası yaşamak?

İşine gelmeyenin kuyusunu kazımak.

Karşısındakinin hiçbir zaman iyiliğini istememek.

Yazık değil mi bu insanoğluna.

Bütün Dünya senin olsa, ne yazar...

Bütün zenginlikler senin olsa ne yazar…

Bakın daha yeni, ülkemizin ekonomisine öncülük etmiş bir kuruluşun, Koç Holdingin Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, gencecik yaşta hayata gözlerini yumdu.

Giderken yanında, yaptığı iyiliklerden, yaptığı ibadetlerden başka giden bir şey var mı götürebildi mii?

Allah kendisine rahmet, ailesine, yakınlarına sabırlar ihsan eylesin.

Hiç düşündük mü ölümün olmadığı bir gün var mı hayatımızda?

Her gün bir yakınımızı, bir dostumuzu, komşumuzu, arkadaşımızı toprağa vermiyor muyuz?

Maalesef ki ölümün olmadığı hiçbir an, hiçbir dakika yok bu fani dünyada.

Öyle ise bu kadar vebalar için nasıl hesap verilecek?

Peki Ya; boşu boşuna giden bedenlere, bir hiç uğruna toprağa düşen şehitlere, bunlara ne olacak?

Bunca vebal nasıl ödenecek?

Bu veballeri yine bu insanlık ödemeyecek mi?

Ölümün ötesinde;

Madem ki; hesap günü var.

Madem ki; her kul bu dünyada ektiklerinden hesaba çekilecek.

Öyle ise; aklımızı başımıza alalım.

Hiç beklemediğimiz bir anda kapımızı çalacak olan Azrail ile randevumuzda ebedi hayata hazırlıklı gidelim…

Sonra ki ah-vah’ların kimseye bir faydası yok…

“Rabbim, hepimize son nefesimizi verecek ana, Azraille olan randevuya hazırlıklı ihsan eylesin”

Amin.


28 Ocak 2016 Perşembe 09:54
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

KÖRFEZ GÜNDEMİ

Körfez’de 2018’in ilk meclisi yapıldı

Körfez’de 2018’in ilk meclisi yapıldı

Kanallar temizleniyor

Kanallar temizleniyor

Sarmaşık Dere’ye araç geçiş köprüsü

Sarmaşık Dere’ye araç geçiş köprüsü

Hereke sahilindeki otopark genişletildi

Hereke sahilindeki otopark genişletildi

Körfez Savcılığından Dev Holdinge Operasyon

Milliyet ve Hürriyet gazetesinin haberine göre Kocaeli Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı yürüttüğü akaryakıt

Söğüt’ten Baran’a ilk ziyaret

Baran : Teşkilatlarımızın fikri bizler için önemlidir

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI