21 Haziran 2018 Perşembe

BİZİM GAZETE

GAZETECİLİK BU DEĞİL!..

Selim Uysal

Selim Uysal

E-Posta : selimuysal41@hotmail.com

 

  Her mesleğin kendine göre saygınlığı vardır.  Kendine göre doktrinleri vardır. Kendi yapısını belirleyen şartları vardır. Kendine ait olan ‘kırmızı çizgileri’ vardır. Ancak, bütün mesleklerin ise ortak bir özelliği vardır: Ahlak kurallarına ters düşmemektir. Bu kural, literatürde meslek olarak geçen her konunun ve uygulamanın temel taşıdır.

 

Gazetecilikte bir meslektir. Hem de çok önemli bir meslek. Hem de en çok ahlak gerektiren, onur ve şeref gerektiren bir meslektir. Bu meslek, ahlaki seciyelere sahip olmayan insanlar elinde olduğu takdirde, ahlaksızlık ve haysiyetsizlik her yeri ve her tarafı sarar. Daha sonra hal, içinden çıkılmaz bir duruma dönüşür. Onun içindir ki, mesleki kurallar içinde en çok ahlak, toplumsal konulara hizmet eden gazetecilere lazımdır. Bir büyüğün ifadesiyle, ‘edipler, edepli olmaz ise, vay o toplumun haline’ der. İşte onun için, edep, en çok bizim meslekteki insanlara lazımdır. Ancak gördüğümüz kadarıyla da edep, bizim meslekten biraz uzaklaşmış durumdadır.

Gazetecilikte kalemini satan, çıkarı uğruna yalan yanlış haberler, makaleler yazan birçok gazeteciyi gördükte, gazetecilikte meslektaşını karalayabilmek için birbiriyle yarışan gazetecileri görmemiştik. Artık buna da şahit oluyoruz. Özellikle bölgemizde bu had safhaya çıkmış durumda. Bir haber yapıyorsun, bir bakıyorsun daha haberin muhatapları bile açıklama yapmadan meslektaşlar S…..ik yarışına girer gibi haberi yalanlama yarışına giriyorlar. 

Böyle bir gazetecilik olur mu? Hani dedik ya bu meslekte ayağa düştü… Önüne gelen ben gazeteciyim diye ortaya çıkıp bir şeyler karalamaya, bu karaladıklarından da nemalanmaya çalışıyor… Fotoğraf Makinesini eline alan veya 250 – 500 TL ele geçiren kıytırık bir gazete çıkarak hemen gazeteci oluyor. Herkes sırtını birilerine dayamış. Kimi ‘şucu’ kimi ‘bucu’ olarak ayrılmış. Bayramdan bayrama, özel günden özel güne gazeteler yayınlanıyor. Milleti dolandırmak, şantaj yapmak için gazete çıkarılıyor. Peki, bunları kim denetliyor? Denetliyorsa ne yapılıyor? Bilen yok.  Olan, bu vatandaşa oluyor. Olan insanlarımıza oluyor. Vatandaşı ve esnafı ‘yolunacak kaz’ gören gazeteciler var.

Bu durumun en son örneğini hastane konusunda gördük. Yahu her zaman vagon olmayı kendinize neden bu kadar görev sayıyorsunuz. Biz bir haber yaptık. Yine sazan gibi daldınız olaya… Internet sitelerinden, sosyal paylaşım sitelerinden ve elektronik posta aracılığı ile paylaştıkça paylaştılar. Bu kadar kendinizi basitleştirmeyin. Bu kadar kendinizi alçaltmayın. Alçalmanın bile bir şerefi ve haysiyeti vardır. Haber, ahlak gerektirir, şeref gerektir, namus gerektirir, onur gerektirir, itibar gerektirir. Bu haberin muhatabı biz isek, yapılması gereken açıklamalar bize yapılır. Dalkavukluk yaparak, bizim aleyhimizde olması adına, iktidara yaranma adına bu kadar çirkeflik yapmanızın bir âlemi var mı? Dünün çocukları, bugün gazeteciyim diye ortalıkta dolaşıyor. Yıllık verdikleri 300 TL ile İnternet haberciliği yapıyorlar. Bunlar halk arasında ‘gazeteci’ olarak geziyorlar. Bunlara itibar edenler bilmelidirler ki yalnızca kendi itibarlarını düşürüyorlar. ‘Terbiyesize itibar eden, en büyük terbiyesizdir’ düsturunu kulak ardı ediyorlar. Yazık. Hem de çok yazık.

Evet, gerçekten bu meslek ayağa düştü…

Bu meslekte dirsek çürütmüş, mesleğin mutfağından yetişmiş, yeterli bilgi birikimine sahip olmuş birçok gazeteci adına gerçekten çok Yazık...

Sakın haaa. Bu yazdıklarımı şahsım adına yazdığımı zannetmeyin. Zira ben hiçbir zaman gazeteci olmadım. Olamam da. Ama bir gazetenin hangi aşamalardan geçerek, halka nasıl ulaştığını sizlerden çok daha iyi bilenlerden biriyim.

İnanın bu meslekte, birçok badireler atlatmış, sopa yemiş, aç kalmış, işten atılmış, ama meslekten atılamamış, hatta ve hatta bu mesleği icra ederken hayatlarını kaybetmiş birçok gazeteci adına çok yazık. Bırakın herkes bildiği mesleği yapsın.  Bugün üç-beş kuruş çıkar sağlamak için yaptığınız bu meslekte nemalandığınız iktidar gittikten sonra ne yapacaksınız.  Tabii, dönemin dönekleri olmayı yeğliyorsanız o başka… O zaman söyleyecek sözüm olmaz sizlere.

Bu meslekte, meslektaşlar her zaman için birbirini korur. Bu mesleğin en tatlı zevki gazetelerin birbirine karşı yaptıkları haber atlatma maratonudur. İşte gazeteci bundan zevk alır, bununla mutlu olur. Kalkıpta şimdi ‘bu gazete bu haberle prim elde etmiş olacak, aman bunu kamuoyu önünde yalanlayalım da bu gazeteyi yalan haberleriyle tanısınlar’ mantığıyla bu gazetecilik yapılmaz. Yapılan haberi yalanlayacaksan bile önce o haberle ilgili doğru haberlere ulaşır, doğru bilgiler elde edersin. Gerekirse haberi yapan gazeteden bilgi alırsın ki komik duruma düşmemiş olursun.

Siyasi mekanizmayı ilgilendiren haberlerde ise hiçbir zaman haberi doğrulatmak veya yalanlatmak için siyasilerle konuşulmaz. Zira siyaset bir yalan çukurudur. Her zaman kandırılan hep sen olursun. Hiçbir siyasetçi tepki alacağı bir olay için sana gerçekleri söylemez, söyleyemez. Onun için daima kaybetmeye mahkûm olursun.

Hadi sizler daha çok yenisiniz sizleri bir kenara bırakalım. Bu mesleğe yıllarını vermişmeslekte bir yerlere gelebilmiş. Makam mevki sahibi olmuş gazetecilere ne demeli. Bir haber yapıyorsunuz. Arkasından bir bakmışsınız Kocaeli’nde ikincilikten, üçüncülükten yukarı çıkamamış bir gazetesinin bayan yazarı da aynı yanlışlığa düşmüş. Nasıl oluyor bu iş anlayabilmiş değilim.  Hadi kardeşim, kendine yediremedin, bizleri küçük bir gazete gördün ve bizi arayıp bilgi almaktan hicap duydun. Peki, bu konuyla ilgili bir kanun var mı? Bununla ilgili yetkili merci neresi? Bu iş nasıl zuhur etmiş? Hiç bunları araştırdın mı?  Koskocaman bir HAYIR… Ancak hemen akabinde gerek sizin aramanızla, gerekse Sayın Pehlivan’ın sizi aramış aramasıyla olmuş olsun; o’nun söyledikleri kanunmuş, doğruymuş gibi köşene alıp, allandıra-ballandıra anlatarak, kamuoyunu yanıltmaya çalışıyorsun. Yazık. Gerçekten çok yazık! Yalnızca üzülüyorum sizlere…

Evet, gazeteciliğin onuru ve şerefi, bu mesleği onurlu ve şerefli insanlar yapmadığı müddetçe düzelmez. Onuru ve şerefi yok olan gazetecileri, onuru ve şerefi olmayan daha bir çok insan kullanmaya devam eder. Benim arzum şudur ki, mesleği, kazanç kapısı olarak görüp, helal-haram çizgisine itibar ederek bu mesleğin yapılmasıdır. Umarım bir gün bu da olur.


15 Ekim 2012 Pazartesi 09:29
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

KÖRFEZ GÜNDEMİ

İdari ve Mali İşler Müdürü Göreve Başladı.

İdari ve Mali İşler Müdürü Göreve Başladı.

Ak Partililer Hacı Osman Mahallesinde Esnaf Ziyareti Yaptı

Ak Partililer Hacı Osman Mahallesinde Esnaf Ziyareti Yaptı

Ulaşımda yaz dönemine geçiliyor

Büyükşehir Belediyesi UlaşımPark, ulaşım araçlarında yaz dönemi sefer saatlerini değiştiriyor

Körfez Devlet Hastanesi’nde Sürpriz İftar

Körfez Devlet Hastanesi’nde Sürpriz İftar

Siyasetimizin özü; Vatandaşa hizmet

Siyasetimizin özü; Vatandaşa hizmet

Körfez Trabzonlular’da devir teslim yapıldı

Körfez Trabzonlular’da devir teslim yapıldı

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI