18 Haziran 2018 Pazartesi

Bizim Gazete

EVELALLAH BU SEÇİMDE DE İKTİDARIZ!..

Selim Uysal

Selim Uysal

E-Posta : selimuysal41@hotmail.com

Yazımın başlığını okuyup ta, iktidar Partisini desteklediğimi veya İktidar partili olduğumu sakın düşünmeyin.

Türkiye’de siyaset artık öyle çirkef bir hal aldı ki; onun için takım tutar gibi parti tutmaktan ziyade doğrudan ve haktan yana olmak her zaman için en birinci tercihimdir.

Yazılı veya görsel basınımızın yaptıkları gibi (üç – beş basın camiasını tenzih ederim) menfaat ve nemalanma uğruna bile bile yanlışları desteklemekten, halka bunları doğruymuş gibi lanse etmektense, korkmadan, çekinmeden, hiçbir menfaat beklemeden doğru bildiğim yolda yazılarımı yazmak en büyük şiarımdır.

‘Evelallah bu seçimde de iktidarız’ derken iktidardan bahsettiğim bir aşikâr.

Ülkemizde bu güne kadar yapılan bütün seçimlerde ne yazık ki avantaj her zaman iktidar partisinin elinde olmuştur.

Diğer partiler istediklerini yapsın, istediklerini söylesin seçime girerken her zaman 1 – 0 mağlup olarak girerler.

Gelişmekte olan ülkelerde yapılan seçimlerin ana problemi de budur.

Çünkü Seçim sistemleri buna çok elverişlidir.

Bütün kurumlar korku dağlarını arkalarına alarak seçimde İktidar partisine çalışır.

Yapılacak olan önümüzdeki seçimlerde de bunun gün gibi ortada olduğu bir gerçek.

Nasıl ki; Yüksek Seçim Kurulu, EVET – HAYIR Referandumunda mühürsüz oyların sonuca etki etmediği gerekçesiyle bu oyları geçerli oy olarak kabul etmiş ve şaibeye gerek olmadığını belirmişti.

Yeni seçim kanununda da artık bu madde tamamen kesinleşmiş olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yeni yapılan düzenlemeye göre, üzerinde Sandık Kurulu mührü bulunmamasına rağmen Türkiye Cumhuriyeti Yüksek Seçim Kurulu filigranı, amblemi ve ilçe seçim kurulu mührü bulunan zarflar ile üzerinde leke veya çizik bulunsa dahi bunun özel işaret koymak amacıyla yapıldığı kesin olarak anlaşılamayan zarflar geçerli sayılacak.

Bir seçimde buna niye gerek duyulur bunu anlayabilmiş değilim.

Bu madde daha çok şaibeye, daha çok istismara yol açabilecek bir madde değil midir?

Neden buna gerek duyulsun?

Hem Türkiye genelinde, hem de her sandıkta kullanılacak oy miktarı belli değil midir?

Kesinlikle bellidir.

Bu Oy Pusulaları, Seçim Zarfları seçmen sayısının adedine göre basılmıyor mu?

Öyleyse bu mührü olmayan oylar seçim sandıkları başında oluşturulan Sandık Kurulu’na nasıl teslim edilebiliyor?

Sandık Kurulu, oylarını kullanmak üzere gelen vatandaşlara mührünü basmadığı pusula ve zarfları teslim ederek nasıl oluyor da böyle bir oy kullanmaya mahal verebiliyor?

 

Oy kullanımından nihayetine kadar parti gözetmenleri bu kurulda bulunmuyor mu?

Bu kullanılan oy pusulaları seçime kuruluna giren partilerin gözetmenleri ile birlikte oy sayımı için Seçim Koordinasyon Merkezlerine teslim edilmiyor mu?

Öyle ise bu şaibeye mahal verebilecek oylar nasıl oluyor da gün yüzüne çıkabiliyor?

Peki önümüzdeki seçimde seçim kanununda yapılan değişiklikle kabul edilen böylesine şaibeye açık maddeler seçimde kimin ve hangi partinin menfaatinedir?

Bir seçim sonucunda çok büyük farklılıklar yoksa, muhalefet sonuca ne kadar karşı çıksa da bir şeyin değişmeyeceği gün gibi ortadadır.

Acaba tersi olduğu zaman sonuç yine böylemi olur orası tam bir muamma.

Ne diyelim…

EVELALLAH BU SEÇİMDE DE İKTİDARIZ!...

----------------------------------------

ŞEKERİMİZİN TADI KAÇMASIN…

Bir ülke nasıl olurda kendi can damarlarını bir bir keserek onun ölümüne neden olabilir.

Nereden nasıl çıktığı da belli olmayan ancak bir anda yüz yüze geldiğimiz elimizde tek kalan şeker fabrikalarını da özelleştirme statüsüne alıyoruz.

Hem de öyle böyle değil, tam 14 adet Şeker Fabrikamızı yok bahanelerle özelleştiriyoruz.

Hem de bu fabrikaların kar etmesine, zarar etmesine bakmaksızın.

Buralarda yaşayan, geçimlerini bu fabrikalardan sağlayan vatandaşların mağduriyetlerini hiçe sayarak fabrikalarımızı satışa çıkarıyoruz.

Tabii en önemlisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının sağlığını hiçe sayarak bu özelleştirmelerin önünü açabiliyoruz.

Şimdi özellikle iktidar partisi mensuplarına soruyorum?

Sizler değil misiniz?

Her konuşmanızın başında bizim hedefimiz;

“Tek Vatan, Tek Bayrak, Tek Devlet ve Tek Millet”tir diyen

Peki bu yapılan bu milleti öldürmek, sağlığını bozmak değil midir?

Neden bu millet bütün uzmanların söylediği gibi gerçek şeker yerine sağlığını tehlikeye atabilecek, Nişasta şurubuna, Mısır şurubuna muhtaç bırakılsın.

Türkiye Şeker Pancarı ülkesi iken neden dışarıdan ithal ederek şeker ihtiyacını karşılamak yoluna gidilsin.

Bu satışa çıkarılan 14 Şeker Fabrikası zarar mı ediyor, ülkemiz için kambur mu oluşturuyor?

Acaba bu milletin bilmediği başka nedenler mi var?

Satmak zorunda mı bırakılıyoruz?

Yapmayın beyler, yapmayın.

Bu milletin can damarlarına yazık etmeyin.

Bakın Afrin’de kullandığımız silahlar kendi yapımımız diyerek nasıl gururlanıyoruz.

Yazık etmeyin bu millete, yazık etmeyin bu ülkeye…

 Şekerimizin tadı kaçmasın…

 

 


01 Mart 2018 Perşembe 15:56
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

KÖRFEZ GÜNDEMİ

Ulaşımda yaz dönemine geçiliyor

Büyükşehir Belediyesi UlaşımPark, ulaşım araçlarında yaz dönemi sefer saatlerini değiştiriyor

Körfez Devlet Hastanesi’nde Sürpriz İftar

Körfez Devlet Hastanesi’nde Sürpriz İftar

Siyasetimizin özü; Vatandaşa hizmet

Siyasetimizin özü; Vatandaşa hizmet

Körfez Trabzonlular’da devir teslim yapıldı

Körfez Trabzonlular’da devir teslim yapıldı

Ramazan’da çocuklar eğlenirken öğreniyor

Ramazan’da çocuklar eğlenirken öğreniyor

Hacı Osman, Mimarsinan ve Atalar Mahalle Sakinleri İftarda Bir Araya Geldi

Hacı Osman, Mimarsinan ve Atalar Mahalle Sakinleri İftarda Bir Araya Geldi

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI