16 Ocak 2018 Salı

Bizim Gazete

ÜLKEMİZE YAZIK ETMEYİN...

Selim Uysal

Selim Uysal

E-Posta : selimuysal41@hotmail.com

Nihayet yapacak başka bir işleri olmayan parlamentonun anayasa maddeleri değişikliği ve başkanlık sistemi çalışmaları sona erdi.

Zira ülkemizin en önemli meselesi konumunda bulunan Başkanlık Sistemi ve Anayasa Değişikliği’nin görüşülmesi yapıldı.

On bir günlük oylama süreci “EVET” oylarının çoğunluğuyla tamamlandı.

İnşallah yeni başlayacak referandum sürecide en kısa zamanda biter de sayın parlamenterler artık her bir yanı kaynayan kazana dönmüş ülke sorunlarımızla daha yakından ilgilenirler.

Ak Parti, MHP’nin de desteğini alarak bu oylamadan da zafer ile çıkan taraf oldu.

Yüzde doksan dokuz Devlet Bahçeli destekli Anayasa görüşmeleri ve Başkanlık Sistemi değişikliği 488 milletvekilinin katıldığı gizli oylama sonrasında 339 “EVET’ oyu ile kabul edildi.

Her ne kadar hararetli tartışmaların yaşandığı oylamalarla Türkiye için Dünya kamuoyunda kötü bir resim sergilemiş olsak ta, bu oylamaların “EVET” oyları ile sonuçlanacağı Ak Parti ve MHP milletvekillerinin sayısal oranıyla apaçık ortadaydı.

…Ve sonunda referandumun yolu açıldı.

Devlet Bahçeli ve ekibi şimdi harıl harıl Ak Parti vekilleriyle birlikte neden “EVET” oyunu verilmesi gerektiğini anlatma yarışında olacaklar.

Tabii inşallah yalnızca bunu anlatmakla kalırlar…

Şimdi MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin Anayasa değişikliği ve beraberinde oylanan Başkanlık Sistemi için söyledikleri ve hafızalarımızda kalanları bir bir hatırlayalım.

Bu okuyacaklarınız Devlet Bahçeli’nin birebir kendi söyledikleridir.

 “Cumhurbaşkanının seçildiği günden beri yasal sınırları aşarak anayasal suç işlediğini, fiili başkanlık yaptığını, MHP’nin başkanlığa karşı olduğunu, rahmetli Türkeş’in 9 Işık eserinde başkanlık sistemini savunsa da daha sonra yazdığı eserlerde parlamenter sistemi savunduğunu, Turgut Özal’ın başkanlık sistemi önerisine de karşı çıktığını, başkanlık sistemi ya da parlamenter sistem konusundaki tartışmalar artık sona ermelidir.” (11 Ekim 2016)

“Oturmuş, teamülleri yerleşmiş parlamenter sistemi yıkmak ve Başkanlık kılıfıyla diktatörlüğe geçmek yenilikse, bırakın eskiden bakalım.” (30 Ocak 2015)

 “Erdoğan ve Öcalan Başkanlık Sistemi’nde söz kesmiş, bölücü çevrelerden gelen mesajlar da bunu doğrulamıştır." (17 Şubat 2015)

….. vesaire….vesaire…. vesaire…

…Ve şimdi yine aynı Bahçeli, bu söylemlerinin tam tersini yaparak Başkanlık Sistemi tartışmalarının meclisten geçmesinde en büyük çaba göstermiştir.

Acaba; bu başkanlık sistemi ile ilgili bu kadar kesin ve kat-i düşüncelere sahip olan Bahçeli, ne oldu da bu sözlerinin tam tersine Başkanlık Sistemini destekler hale gelmiştir.

Bence MHP teşkilatının ve ülkücü camianın en başta sorgulaması gereken budur.

Bu değişimle ilgili ilk tepki, oylamalar yapılırken Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu ile birlikte 6 milletvekilinin istifa etme düşünceleri gündeme gelmiş ancak Bahçeli’nin engellemesiyle şimdilik neticelenmemiştir.

Anlaşılan odur ki teşkilattaki bu değişim MHP içerisinde de büyük kopmalara neden olacaktır.

Zira teşkilatta yapılananlar harici, davasına gönül vermiş MHP’liler, ülkücüler Başkanlık Sistemi değişikliği ile ilgili aynı görüşü savunmamaktadırlar.

Umarım Milliyetçi Hareket Partisi bu referandum oylaması içerisinde ve sonrasında büyük zayiatlara maruz kalmaz.

Şimdi gelelim Anayasa değişikliğine….

Öyle sanıyorum ki hiçbir vatandaşımızın Anayasa da yapılacak olan temel maddelerdeki değişikliklerle ile ilgili bir kaygısı yok.

Kaygı yalnızca Başkanlık Sistemi’nde ve bu sisteme bağlı olarak Başkanlık yetkisini elinde bulunduracak kişiye verilen sınırsız haklarda…

Zira başkan olacak kişiye bu yasa ile öyle yetkiler veriliyor ki; Bu yasa ile Milli İradeyi yalnızca bir kişi temsil ediyor.

Yasama yetkisi Başkanda;

Yürütme yetkisi Başkanda:

Yargı yetkisi Başkanda;

TSK yetkisi Başkanda;

Kanun, Kararname yetkisi Başkanda;

Daha birçok maddeyi burada sıralayabiliriz.

Peki, denetlemeyi kim yapacak?

İşte orası yok…

İşte bu yetkilerle bezenmiş sistemde en büyük kaygı bu.

Şimdi hepimiz eğri oturup, doğru konuşalım.

Referandum sonrası ülkemiz Başkanlık sistemi ile idare edilmeye başlandığında şu anda o koltuğa oturabilecek tek aday kişi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan değil mi?

Pekiiii, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı o koltuğa getirdik ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu….

…Ve 5 sene çok iyi idare etti, hatta ve hatta 5 sene sonra bir 5 sene için daha başkan yaptık ve gerçekten çok çok iyi işler yaptı.

Ülkeyi dört dörtlük idare etti, dört dörtlük başkanlık yaptı.

PEKİ YA SONRA!..

Yine bu yetkilerle bezenmiş başka başka bireyler bu koltuğa oturmayacak mı?

Bu seçilen birey bu aldığı yetkilerle bu ülkeyi tamamen bir karanlığa götürürse ne olacak?

O zaman bu ülke için sonuç büyük bir hüsran olmayacak mı?.

Öyleyse biz ülke bireyleri, bu vatanı, bu milleti, bu bayrağı ve bu toprakların bütünlüğünü düşünerek hareket etmeli, ülke menfaatlerini en ön planda tutmalıyız…

Değişecek sistemi ve bu sistemle donatılacak yetkilendirmeyi en iyi şekilde tahlil edebilecek te sizlersiniz…

Rabbim, ‘hangi etnik gruptan olursa olsun’ bu topraklar üzerinde yaşayan milletimizin Yar ve Yardımcısı olsun…


23 Ocak 2017 Pazartesi 13:59
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

KÖRFEZ GÜNDEMİ

Körfez’de 2018’in ilk meclisi yapıldı

Körfez’de 2018’in ilk meclisi yapıldı

Kanallar temizleniyor

Kanallar temizleniyor

Sarmaşık Dere’ye araç geçiş köprüsü

Sarmaşık Dere’ye araç geçiş köprüsü

Hereke sahilindeki otopark genişletildi

Hereke sahilindeki otopark genişletildi

Körfez Savcılığından Dev Holdinge Operasyon

Milliyet ve Hürriyet gazetesinin haberine göre Kocaeli Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı yürüttüğü akaryakıt

Söğüt’ten Baran’a ilk ziyaret

Baran : Teşkilatlarımızın fikri bizler için önemlidir

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI