16 Ocak 2018 Salı

Bizim Gazete

HANGİ ONUR!..

Selim Uysal

Selim Uysal

E-Posta : selimuysal41@hotmail.com

16 Ocak 1923; Kurtuluş Savaşından yeni çıkmış bir ülkenin değerlendirmesinin yapıldığı ve Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte ülkenin ileri gelen yazarlarının, aydınlarının ve gazetecilerinin ilimizde bulunan Kasr-ı Hümayun Sarayında bir araya geldiği toplantının tarihidir.  

Bu tarihten 9 ay sonra da 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilmiş ve dünya ülkeleri arasında adı Türkiye Cumhuriyeti olarak yerini almıştır.

Bu tarihten sonra ülkemizde 16 Ocak tarihi Basın Onur Günü olarak kutlanılmaya devam ederek günümüze kadar gelmiştir.

Düşünün ki; daha 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Basına, Aydınlara, Yazarlara nasıl bir değer verdiği ve onları nasıl onurlandırdığı apaçık ortadır.

Oysa ya şimdi, geldiğimiz noktaya bir bakabilir misiniz?

Hangi Gazetecinin, hangi Aydının, hangi Yazarın – Çizerin bu onuru kalabilmiştir.

Ülke insanını bir arada tutabilecek sorumluluğu üstlenen Basın nasıl olmuşta bu durumlara gelebilmiştir.

Basının görevi; Ülke yönetimi ile milletin arasında köprü görevi kurmak, milletin gözü, kulağı, sesi olmak, kamuoyunun haber alma hakkına katkıda bulunmak ve bunu yaparken ilkeli ve tarafsız gazetecilik anlayışına uygun davranmak değil midir?

Peki; Basın bugün bu görevini layıkıyla yapabiliyor mudur?

Üzülerek belirmek isterim ki; artık ne bu görev layıkıyla yapılabilmektedir ne de basına verilen bu onur layıkıyla yerini bulabilmektedir.

Yazıktır ki bugün bu görevi layıkıyla yapabilen, tarafsızlığını koruyabilen, gerçekten ülke idaresi ile millet arasında köprü vazifesini yerine getirebilmeye gayret gösteren çok az sayıda basın kuruluşu ve basın neferleri kalmıştır.

Basında birlik denen hiçbir şey kalmamıştır.

Maalesef ki ortam basında dahi, çıkar ve menfaat ilişkilerine dayanır olmuştur.

Hele hele son yıllardaki basın kuruluşlarına baktığımızda bırakın millet ile yönetim arasında köprü olabilmeyi aksine ya iktidarın destekçisi basın kuruluşları, ya da sayıları gittikçe azalan muhalif basın kalmıştır.

Bunun tek sorumlusu 1923 yılından günümüze kadar kurulan 63 hükümetin ve bunların kurmaylarının eleştiriye ve ülke idaresinde yanlış atılan adımların millet tarafından bilinmesine tahammülsüzlükten ibarettir.

Oysaki parlamentoda oluşturulan bütün hükümetler bu milletin temsilcisi değil midirler?

Neyi kimden gizlemek istemektedirler?

Sizleri oraya getiren bu milletin, kendilerinin nasıl idare edildiğini, ülkeleri adına nasıl adımların atıldığını bilmeleri kadar daha doğal bir şey olabilir mi?

Ama ne yazık ki bu vatandaş, bu millet her yapılan hareketi, her verilen iyi veya kötü kararları iş işten geçtikten sonra öğrenebilmektedir.

Her yeni kurulan hükümetler; basının haber alabilme özgürlüğüne yeni yeni engeller çıkarmış, bu da yetmezmiş gibi basını kuklası haline getirerek, istediği haberi istediği şekilde kamuoyuna duyurma yoluna gitmiştir. Buna alet olan basın kuruluşları ve gazeteciler de maalesef ki nemalanmanın yolunu seçmişlerdir.

Basının, basıncıların onuru; bu millete eleştirel veya destekleyici haberlerin doğru yansıtılmasıyla orantılıdır.

Basın, ne iktidar gücünün nede paranın, nemalanmanın kuklası olmamalıdır.

Bütün bunlar göz önündeyken bizler hangi Basının Onur Günü’nden söz edebiliriz.

Ancak yinede; bunu günümüzde gerçekten yapabilen, bunu başarabilen, bu uğurda dirsek çürüten bütün basın camiasının değerli basın neferlerinin BASIN ONUR GÜNÜ gönülden kutlu olsun.

 


15 Ocak 2016 Cuma 19:27
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

KÖRFEZ GÜNDEMİ

Körfez’de 2018’in ilk meclisi yapıldı

Körfez’de 2018’in ilk meclisi yapıldı

Kanallar temizleniyor

Kanallar temizleniyor

Sarmaşık Dere’ye araç geçiş köprüsü

Sarmaşık Dere’ye araç geçiş köprüsü

Hereke sahilindeki otopark genişletildi

Hereke sahilindeki otopark genişletildi

Körfez Savcılığından Dev Holdinge Operasyon

Milliyet ve Hürriyet gazetesinin haberine göre Kocaeli Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı yürüttüğü akaryakıt

Söğüt’ten Baran’a ilk ziyaret

Baran : Teşkilatlarımızın fikri bizler için önemlidir

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI