KELEŞOĞLU

15 Ağustos 2018 Çarşamba

BİZİM GAZETE

SON DAKİKA

Sefer Faruk ÖZKURT

Sefer Faruk ÖZKURT

E-Posta : bizimgazete41@gmail.com

Yeni bir yıla girdik. Bu yıl herkese gönüllerinden neyi geçiriyorlar ise onun ile karşılaşmayı, sahip olmayı gerçekleştirsin. Geçen hafta yazım hazırdı aslında. Ama yılbaşı kutlamasını İstanbul ve bence dünyada nam yapmış olan bir gece kulübüne yapılan saldırı sonrası o yazımı gazeteye göndermekten vazgeçtim.

Yeni yıla çok keyifli girdim. Akrabalarım ile birlikte Düzce’de yeni yılımızı kutladık. Yeni yıla girdikten tam bir saat yirmi yedi dakika sonra ise yeni yıldan pek bir beklentisi olmayan BEN ! Televizyon karşısında kilitlenmiş bir halde SON DAKİKA başlığı altında inanmakta zorlandığım terör saldırısı haberini nefesimi tutmuş bir halde izlemekte idim.

 Artık Televizyonu açtığımda gerçekten SON DAKİKA yazısının alt metnini okumaya korkar oldum. Bitmeyecek gibi geliyor bu SON DAKİKA haberleri.

**          **          **

Hikâye Vietnam’daki askerlik görevini tamamlayıp evine dönmekte olan bir askerle başlıyor. San Francisco’da yaşayan anne ve babasına, “Anne! Baba! Eve dönüyorum. Sizden bir iyilik isteyeceğim. Arkadaşımı da yanımda getirmek istiyorum” dedi.

Sonra da, “Bilmeniz gereken bir şey var. Savaşta ağır yaralandı. Mayına bastı. Bir kolu ve bir bacağını kaybetti. Gidecek hiçbir yeri yok. Ben de gelip bizimle yaşamasını önerdim” diye devam etti.

Anne ve baba da, “Tabii ki evladım. Biz de onunla tanışmak isteriz” diye cevap verdi.

Sonra çocuğun telefonu çalar.

Annesi, “Duyduğuma çok üzüldüm. Yaşayacak bir yer bulmasına yardımcı olabiliriz belki” der.

Babası ise, “Oğlum! Bizden istediğin çok büyük bir şey. Böyle bir engeli olan birisi bize yük olur. Bizim de burada kurulu düzenimiz var. Ona maalesef bakamayız. Sen tek başına gelmeye bak. O kendi başının çaresine bakacaktır” der.

Çocuk ise, “Anne! Baba! Onun bizimle yaşamasını istiyorum” der.

Çocuk telefonu hızla kapatır ve ailesi çocuktan bir daha haber alamaz. Kapılarına polis gelir ve oğullarının hayatını kaybettiğini söyler. Oğullarının kimliğini doğrulamak için anne ve babayı morga çağırır.

Maalesef morgtaki gerçekten de oğulları çıkar.

Oğullarının bir kolu ve bir bacağı yoktur. Polis çocuğun intihar ettiğinden şüphelenir.

Herkesin ders çıkarması gereken son derece trajik bir hikâye. Toplumumuzun acımasızlığına ışık tutuyor. Toplum baskısı yüzünden hayatlarımızı yaşayamayacak hale geliyoruz.Ciddi bir rahatsızlığı olan veya vücudunun bir uzvunu kaybeden veya engeli olan kişilere aileleri çok iyi davranır ve üzerine titrer. Peki ya aynı durumda olup kimsesi olmayanlar?Hikâyeden çıkarmamız gereken ders sadece tanıdıklarımıza değil tanımadığımız insanlara da insanlık namına iyi davranmamızdır.

Artık kim ne anladı ise…

Teşekkürler.

 

 

 

 


07 Ocak 2017 Cumartesi 17:55
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

KÖRFEZ GÜNDEMİ

Baran’ın 17 Ağustos Deprem Mesajı

'Unutmayacağız, Unutturmayacağız' Belediye Başkanı İsmail Baran’ın 17 Ağustos Deprem Mesajı

Körfez’in köylerine Osmanlı çeşmeleri

Körfez’in köylerine Osmanlı çeşmeleri

Mezarlık yoluna ve çevresine asfalt

Mezarlık yoluna ve çevresine asfalt

Körfez’de hacı adayları dualarla uğurlandı

Körfez’de hacı adayları dualarla uğurlandı

‘Barış Masası’ 4 bin kişiye yardımcı oldu

‘Barış Masası’ 4 bin kişiye yardımcı oldu

Kurban pazarı ilaçlandı hijyen için poşet dağıtıldı

Kurban pazarı ilaçlandı hijyen için poşet dağıtıldı

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI