KELEŞOĞLU

15 Ağustos 2018 Çarşamba

Bizim Gazete

ŞU BİZİM MECLİS ÜYELERİ

Mustafa ERANIL

Mustafa ERANIL

E-Posta : m.eranil@hotmail.com

 

ŞU BİZİM MECLİS ÜYELERİ

 

Yerel seçimlere sayılı günler kaldı.

Yakın bir zamanda, yeni döneme talip olanlar meydanlara çıkacak.

Çıkmadan önce, geriye dönüp şöyle bir bakmakta fayda vardır.

Bir önceki yerel seçimlerde, bir birinin önüne geçmek, ismini ön sıralara yazdırmak için mücadele eden meclis üyeleri, 5 yıllık geçmişte nasıl bir performans sergilediler?

Karneleri nasıl?

Yeni dönemde hangileri ile yola devam edilmesi gerekiyor?

Şöyle bir analizini yapalım:

Malumunuz olduğu üzere geçen seçimlerde Ak Parti 20, CHP 7, DP 3, MHP ise 1 meclis üyesi çıkardı.

Her parti, kendine göre güzel bir ekip kurmuştu.

Lakin, evdeki hesap çarşıya uymadı.

MHP’den meclise giren Doğan Aydın, ‘burası hizmet edilecek mevki değil’ diyerek, hem partisinden hem de meclis üyeliğinden istifasını verdi.

Dik durdu, diklenmedi. ‘MHP’liler beni seçti, başka partiye gidip siyaset yapamam’ dedi.

Doğrusunu ve bir insana yakışanı yaptı.

Demokrat Partililer, Doğan Aydın gibi düşünmedi.

Kendi seçmenine yanlış yaptı.

DP’yi bıraktılar, Ak Parti’ye yamandılar.

Varlıkları da yoktu-yoklukları zaten yoktu.

Millet nazarında hep ‘mücrim’ olarak anıldılar; anılmaya da devam edecekler.

CHP’liler, güçleri kadar muhalefet yapmaya çalıştılar.

Daha doğrusu yapmış gibi gözüktüler.

Yeterli mi-yetersiz mi?

Organizesiz ve karışık bir örgüt yapısına sahip olan CHP, bundan daha iyi bir muhalefet yapamazdı.

Yapamadı da…

Gelelim Ak Parti’ye;

Görünen odur ki;

‘Kaldır-indir’ makinesi gibiydiler.

İtiraz edecekleri hiç bir konu olmadı.

‘Hayır bu benim düşünceme aykırı’ diyerek öneri getirecekleri hiçbir meclis üyesi ile karşılaşmadım.

Bu durumu sorarsanız kendilerine;

‘Kuva-i maneviye kırılmasın diye bunu yaptık’ derler…

Ya haksızlık karşısında suskun kalmanıza ne denilmeli?

Proje üreten hangi bir meclis üyesi vardı?

Bakıyorum şöyle geriye:

Metin Özkan’ın birkaç tane spor projesinden gayri, bir proje üreten meclis üyesi görmedim desem, herhalde mübalağa etmemiş olurum.

Proje üreten, öneri getiren, ‘şunu şöyle yapsak daha doğru olur’ diyen bir meclis üyesiyle şu ana kadar karşılaşmadım.

Öyle kişilere görev verilmiş ki ‘varlık-yokluk’ arasında hiçbir şey ifade etmiyorlar.

Bir önceki seçim dönemiydi.

Mevcut Başkan Yunus Pehlivan’a sormuştum:

‘Şu kişiyi neden o sıraya yazarak meclis üyesi yapmak istiyorsunuz’ demiştim.

Bana aynen şu cevabı vermişti:

‘Mustafa Bey, her şey bilindiği gibi değil. O kişiyi ben listeme kesinlikle yazmak istemiyordum. Lakin üsten bana direttiler. Ancak ben sadece sıralamasını müdahale ettim… ’demişti. Biliyordum ki Pehlivan, o kişiyi asal listesine almazdı, kendi isteği ile almış olsaydı zaten kendi doğrularıyla çelişmiş olurdu.

İşte profil bu!..

Profili, üç aşağı-beş yukarı bu şekilde oluşturulmuş bulunan bir meclisten kim ne bekleyebilirdi ki?

Geçenlerde bir meclis üyesine yine sordum:

‘Bu dönemde seni tekrar meclis üyesi olarak gösterirler mi’ diye.

Aldığım cevap gerçekten çok ilginçti.

‘Göstermeleri gerekiyor. Hiçbir şeye itiraz etmedim. Ne denildiyse yaptım. Belediye başkanı ile hiç takışmadım…’

İşte meclis üyelerimizin genel hizmet anlayışı bu.

Böyle bir düşünceye sahip olan bir meclis üyesinden Körfez ne bekleyebilir ki…

Şimdi soruyorum size?

Önümüzdeki seçimler için, mevcut meclis üyelerinden hangileri tekrar Ak Parti’nin listesinde ‘meclis üyesi’ olarak yer almalıdır?

Bunun tek bir cevabı var?

Mehmet Şendoğan başta olmak üzere iki-üç kişiye daha görev verilmeli; diğer kişilerin değil listeye alınması, isimlerinin zikredilmesi bile doğru değildir.

Kısacası iki üç kişi harici meclis üyelerinin karnesi iyi değil.

Bunu rakamsal ifadeye dökmek gerekirse;

Meclis üyelerinin çoğuna 5 üzerinden 1 verebiliriz.

Bu biri ise, sadece kağıt üzerinde isimleri olduğu için veriyorum, yoksa bana göre koskoca sıfırdır notları.

Genel profil bu durumda iken, şimdi meclis üyelerine bir çağrıda bulunmak istiyorum:

Vazifesini tam manasıyla yerine getirmemiş olanların vicdani yarasına, ne mazeretin devası, ne de ilacın şifası deva getirmez.

Siz, kendinize sorun.

Hakikaten hizmet ettiğinize inanıyor musunuz?

Hakikaten haksızlık karşısında çelik gibi durabildiniz mi?

Hakikaten, haklı bir mesele karşısında kadife gibi şekil alabildiniz mi?

Vicdanen rahat mısınız?

Bu sorular karşısında vicdanınız size ‘evet’ cevabını verdiriyorsa:

Lütfen görevinize bu seçimlerde de talip olunuz.

Yoksa…

İşinize bakın daha iyi olur.

Öyle değil mi?

 

 


07 Ekim 2013 Pazartesi 12:59
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

KÖRFEZ GÜNDEMİ

Baran’ın 17 Ağustos Deprem Mesajı

'Unutmayacağız, Unutturmayacağız' Belediye Başkanı İsmail Baran’ın 17 Ağustos Deprem Mesajı

Körfez’in köylerine Osmanlı çeşmeleri

Körfez’in köylerine Osmanlı çeşmeleri

Mezarlık yoluna ve çevresine asfalt

Mezarlık yoluna ve çevresine asfalt

Körfez’de hacı adayları dualarla uğurlandı

Körfez’de hacı adayları dualarla uğurlandı

‘Barış Masası’ 4 bin kişiye yardımcı oldu

‘Barış Masası’ 4 bin kişiye yardımcı oldu

Kurban pazarı ilaçlandı hijyen için poşet dağıtıldı

Kurban pazarı ilaçlandı hijyen için poşet dağıtıldı

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI