21 Eylül 2018 Cuma

Bizim Gazete

MODERN DİLENCİ: İMAMLAR

Mustafa ERANIL

Mustafa ERANIL

E-Posta : m.eranil@hotmail.com

 

Vakit, Cuma namazı vaktiydi.

Hoca, kürsüde vaaz veriyordu.

Ezan okundu, vaazı bitirmek üzere olan hoca cemaate; 'Size bir kaç hususu hatırlatmak istiyorum' diye başladı hutbedeki son sözlerini söylemeye.

Hocanın bu sözünden sonra yanımda oturan bir vatandaş, yanındaki vatandaşa, 'Ben sana demedim mi; yine hoca para dilenecek' dedi.

Bu sözü duyunca, çok üzüldüm.

Tenimi sardı, terim.

Adeta kahroldum.

Bu vatandaşın böyle düşünmesi ne kadar yanlış ise, imamlarımızı bu hale getiren sistemde bir o kadar yanlıştır.

İmamlar, temsil ve tebliğleriyle herkese örnek insan olmalıdır.

Sözleri, bütün sözlerin üzerinde olmalıdır.

Konumları, bütün konumların üzerinde yer almalıdır.

Danışılan, güvenilen, doğrulukta  'emin' olunan kişi olmalıdır imamlar.

Nasıl ki bir kaymakamlık devletin kurumuysa, müftülüğe bağlı camilerde devletin birer kurumudur.

Nasıl ki kaymakamlığın bütün giderleri devletin ilgili kurumları tarafından karşılanıyorsa, camilerin ihtiyaçları da devletin ilgili kurumları tarafından karşılanmalıdır.

Her cuma günü imam kürsüde, ezile-büzüle-sıkıla sıkala, 'Yine yardımlarınıza müracaat ediyoruz' diye mecburi isteğe maruz bırakılmamalıdır.

İmamlarımız, modern dilenci olmaktan çıkarılmalıdır.

İmam, imamlığını yapmalıdır.

Para-pul, yardım, dilenme gibi son derece imamlık müessesesiyle bağdaşmayan konulardan uzak durmalıdır.

Ki, söylediği nasihatler, insanlar tarafından algılansın ve yine insanlar tarafından hayatlarına tatbik edilmesi gereken zorunluluklar olarak görülsün.

Ki, yaşantısı insanların yaşantısına nüfus edebilsin.

İmamlarımız modern dilenci konumunda olduğu sürece, imamlık makamı, hak ettiği makama asla ulaşamayacaktır.

Bu durumdan zarar gören, her ne kadar imamlar olmuş gibi gözükse de, toplumumuz zarar görmektedir.

Bizler zarar görmekteyiz.

Çünkü, imamların vermiş olduğu nasihatler, insanın bir kulağından girer-diğerinden çıkar.

Ki, günümüzde maalesef böyle olmaktadır.

İmam kürsüde 'dil adabını' anlatıyor; namazdan çıkan cemaat daha caminin kapısında adap ve edepten uzak sözlerle etrafa küfürler yağdırıyor.

İmam kürsüde 'Üç günden fazla Müslüman, Müslüman ile küs kalamaz' diye dinimizin emrini aktarıyor; buna  rağmen küs olduğu kişi ile aynı caminin içinde, saf olmamak için köşe bucak kaçan insanları görüyoruz, biliyoruz.

Unutulmamalıdır ki;

Eğri ok hiç bir zaman doğru hedefe odaklanmaz.

İmamlar, yanlış yöntemlere girmek mecburiyetinde kalırsa, söylediği 'doğru' sözler, asla insanlar tarafından hayata tatbik edilemez.

Şayet imamların kürsülerde söylediği vaz-ı nasihatleri insanlar hayatlarına uygulamış olsalardı; toplumda bu kadar kötülük var olur muydu?

Onun için, imamlarımız, hakikaten imam olmalıdır.

Temsilleri, tebliğlerinin önüne geçmelidir.

Söylediği her bir nasihati, önce kendileri yaşamalıdır.

Ve bir an önce imamlarımız 'modern dilenci' konumundan çıkarılmalıdır.

Biz biliyoruz ki, imamlık makamı, peygamberlik makamının temsilidir.

Bu makam, en ufak bir leke ile bile bir araya gelmemelidir.

Gelirse ne olur?

Günümüzde var olan olumsuzluklar, devam eder; hatta daha da artış göstermiş olur.

Bilmem anlatabildim mi?

 

 


07 Şubat 2016 Pazar 12:01
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

KÖRFEZ GÜNDEMİ

KOSGEB Müdüründen KTO’ya Ziyaret

KOSGEB Müdüründen KTO’ya Ziyaret

ÖZTÜRK'TEN AHİLİK HAFTASI MESAJI

Körfez Ticaret Odası Yönetim Kurulu başkanı Recep Öztürk Ahilik Haftası nedeniyebr mesaj yayınladı

Posoflular, İlimtepe’de ‘Seyran’da buluştu

Posoflular, İlimtepe’de ‘Seyran’da buluştu

Başkan Baran’dan Taş ve Özdemir’e ziyaret

Başkan Baran’dan Taş ve Özdemir’e ziyaret

Baran;Mutluluklarına ortak oldu

Baran;Mutluluklarına ortak oldu

Baran; Bizim için önemli olan gönüllere dokunmak

Bizim için önemli olan gönüllere dokunmak

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI