23 Mayıs 2018 Çarşamba

Bizim Gazete

HEP BİRLİKTE BOZALIM BİZ BU OYUNU

Mustafa ERANIL

Mustafa ERANIL

E-Posta : m.eranil@hotmail.com

HEP BİRLİKTE BOZALIM BİZ BU OYUNU

Yıllar öncesiydi.

Bir kitap okumuştum.

Amerikalı bir generalin anılarını içeren bir kitaptı.

Kitabı yazan general, mesleki hayatında ki anılarını kaleme almıştı.

Bu kitabının bir bölümünde ülkemiz için şu bilgiler yer alıyordu:

Türkiye, Amerika için çok önemlidir. Ne yükselmesini ister, ne de geri kalmasını ister. Bu yüzden Amerika yönetimi Türkiye’yi 100 puan üzerinden değerlendirir. Türkiye şayet 90 puana düşerse Amerika tarafından desteklenir; zira Amerika’nın Ortadoğu politikası için Türkiye önemli bir konuma sahiptir. Şayet Türkiye gelişme gösterip 110 puana çıkarsa, bu seferde tepesine vurularak, gücü zayıflatılır. Bu, ülkemizin genel politikasıdır… ”

Bu ifadeyi duyunca kanım donmuştu.

Hakikaten çok ama çok etkilenmiştim.

Gelişmelere bakınca, bu generalin yazdıklarının ne kadar doğru olduğunu görüyorum.

Ülkemiz, son yıllarda ciddi bir gelişme gösterdi.

Birçok konuda ciddi hamleler gerçekleştirildi.

Hele hele şu açılım denilen faaliyetle, devrim niteliğinde olan bir takım ‘olmaz ise olmaz’ konulara el atıldı.

PKK, ‘şu veya bu’ şekilde pasivize edildi.

‘Kan emici sülük’ olarak değerlendirdiğimiz İMF’ye borcumuz kalmadı.

Gidişat, belki arzu ettiğimiz gibi değildi ama, kötü diye de kimse bir şey söyleyemezdi.

Her geçen günde daha güzele doğru yol alıyorduk.

Dünlerdeki Türkiye’yi değil, yarınların lider Türkiye’si konuşulmaya başlanmıştı.

Yapacaklarımızı birileri değil, hedeflerini kendi belirleyen bir ülke konumuna gelmiştik…

İçte huzuru tesis etmiş, kalkınma adına yapılması gerekenleri yapmış ve dışta da ‘artık ben varım’ diyebilen bir Türkiye vardı dünya konjektöründe.

Sadece ülkemiz içindeki mazlumlara değil, dünyanın birçok yerindeki mazlum, mağdur insanlara dahi el uzatılmaya başlanmıştı…

Filistin, milli davamız haline gelmişti.

Güneş, doğması gerektiği gibi doğmaya başlamıştı.

Ergenekon denilen ‘zehirli yılan’ deşifre edilmiş; başları cezalandırılmıştı.

‘Yeni bir Türkiye’ vardı artık dünya siyaset sahnesinde…

Bu, birilerini rahatsız etmişti.

Huzurunu kaçırmıştı.

Aritmetik bir artış ile gelişme gösteren Türkiye, Amerikalı generalin kitabında yazdığı gibi, arzu edilen sınır içinde ve kontrolde tutulmalıydı. Belirlenen sınırı Türkiye aşmıştı onlara göre…

Düğmeye acilen basılmalıydı.

…Ve basıldı düğmeye;

Nasıl olsa ülkemiz içinde de ‘maşalar’ vardı.

Gereken yapılacaktı.

Gezi Parkı denilen bir komedi çıkardılar bu milletin karşısına…

Evet, inanıyor ve kabul ediyorum ki;

‘Bu eylemlere katılanların bazıları hakikaten masum ve iyi niyetli’ insanlardı.

Lakin, bunu geneli için söylemek imkansızdı.

Sol ve marjinal grupların gösteri arenası haline geldi, bu Gezi Parkı olayları…

Yaktılar…

Yıktılar...

Polisimize taş attılar…

Esnafımıza zarar verdiler…

Kaldırımları söktüler, çiçekleri kopardılar…

Hakaret ettiler, küfür savurdular…

Alkol aldılar, nara attılar…

Yeşilliği unutup, ‘hükümet istifa’ , ‘intikam, intikam’ ve ‘Hesap sorulacak’ gibi son dereci ideolojik ve son derece bu ülkemizin kardeşlik ruhuna zarar verecek çirkin sloganlar attılar.

Yetmedi…

Camileri dahi bastılar...

Yetmedi…

28 Şubat sürecinde var olan Fadime Şahin gibi bir kadın çıkardılar.

‘Müftü karısıyım’ dedirterek görüntüler servis ettiler; lakin ‘bar karısı’ olduğu çok çabuk anlaşıldı.

CHP ile BDP el ele verdi.

Diğer marjinal guruplarla ‘mikser’ vazifeliğine soyundular.

Ülkemizi karıştırmaya çalıştılar.

Alevi-sünni çatışması için yemedikleri halt kalmadı.

‘Özgürlük’ dediler, her haltı yediler...

Yetmedi.

Birde meydana inip…

‘Çırılçıplak soyundular’

Utanmadan..

Arlanmadan…

Bilmediler ki ülkemizin, ‘bu günü, dün değildir.’

Bu gün, ‘uyanan bir ülke var’

Hem de Osmanlı ruhunu hissederek uyanan Türkiye.

İstemese de Amerika..Almanya, Rusya…

İstemese de içimizde ki maşalar, karanlıktan korkan yarasalar…

Birliğimize ve düzenimize kimse zarar veremeyecek…

Hakk’ın ve halkımızın istediğinden gayri, kim ne isterse istesin hiçbir şey olmayacak…

Artık Anadolu insanı hakikatin farkına vardı…

Bu ülkeyi karanlığa mahkûm etmeye kimsenin gücü yetmeyecek…

Bilinmesini isterim ki;

‘Yarınların güçlü Türkiye’si, elinde Kur’an, kalbinde iman, dilinde bayrak-vatan diyen gençlerle sağlanacaktır.’

Elinde rakı, donlarında koku,  kulağında küpe, düşük donlu, dövmeli, sol yumruğu havada gençlerle değil…

Kabul etmek gerekir ki;

Bu gençlerde bizim gençlerimiz, ülkemizin gerçeği…

Duamız bu gençlerledir:

‘Mevla, bu gençlere de güzellik nasip etsin’

Amin…

 

******************************

Osmanlı ruhu içimizde var oldukça,

‘Vatan-millet-mukaddes’ der koşarız.

Korkak bilmesinler bizi, suskun durdukça,

An gelir, bendimizi aşarız, sel gibi coşarız.

 

 

 

 

 

 

 


23 Haziran 2013 Pazar 12:22
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

KÖRFEZ GÜNDEMİ

Hacı Osman, Mimarsinan ve Atalar Mahalle Sakinleri İftarda Bir Araya Geldi

Hacı Osman, Mimarsinan ve Atalar Mahalle Sakinleri İftarda Bir Araya Geldi

RAMAZAN AYI HARCAMALARI ARTTIRDI

RAMAZAN AYI HARCAMALARI ARTTIRDI

Körfez’de 19 Mayıs coşkusu

Körfez’de 19 Mayıs coşkusu

Yavuz Sultan Selim’de bin 500 kişilik iftar

Genci yaşlısı binlerce Körfezli iftar sofrasında buluşuyor… Yavuz Sultan Selim’de bin 500 kişilik iftar

YARIMCA YELKEN KULÜBÜ DİDİM’DE

YARIMCA YELKEN KULÜBÜ DİDİM’DE

Can kaybı olmaması bizleri sevindirdi

Çınar Park Otel’in sahiplerini ziyaret eden Başkan Baran; Can kaybı olmaması bizleri sevindirdi

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI