18 Haziran 2018 Pazartesi

BİZİM GAZETE

GEZİ ZEKÂLI ZİHNİYET PROVAKASYONU

Mustafa ERANIL

Mustafa ERANIL

E-Posta : m.eranil@hotmail.com

 

GEZİ ZEKÂLI ZİHNİYET PROVAKASYONU

 

Baktılar ki Türkiye, kendine geliyor.

Baktılar ki, Osmanlı ruhu yeniden diriliyor.

Baktılar ki, ‘bizim kalemiz’ denilen yerler, Anadolu’nun hakiki sahipleri olan bu milletin evlatlarının eline geçiyor.

Baktılar ki, ‘artık uyanma zamanı’ diyerek uyanan; bilimle, ilimle hem-dem olan, bunları yaparken de asla maddeci olmayan, maneviyatı ön plana çıkaran bir gençlik geliyor.

Baktılar ki, elinde Kur’an, kalbinde ‘vatan’, sevdası ise ‘millet’ olan bir gençlik geliyor.

Paniklediler.

Bu yaşanan güzelliklerin önüne geçmek, ülkemizi karıştırmak için bastılar düğmeye.

Nasıl olsa ülkemizin içinde kendilerine ‘maşa’ olacak insanlar vardı.

Devreye koydular.

Yazdıkları oyunu sahneye sürmek istediler.

Marjinal grupları çıkardılar meydanlara.

Gezi Parkı ile ateşlemek istediler kaosun fitilini.

Bir yandan para yardımı yaptılar bu gruplara.

Bir yandan bu grupların yaptıklarını medyaları aracılığı ile pof pofladılar.

Amaç belliydi.

Uyanan, kendine gelen insanların önüne kesmek, yarınların güçlü Türkiye’sine engel olmaktı.

Lakin ülkemiz insanını sağduyulu davranışı, hain düşünceli insanların kirli emellerini çabuk fark etmesi, yakılan bu kaos ateşin çabuk sönmesine neden oldu.

Bu başarısızlık, daha çok krize soktu ülkemizde ki bazı kerizleri.

‘Nasıl olurda başarılı olamazlardı’ onlar açısından bu hareketlenme…

‘Durmak yakışmazdı’ bu şer güçlere…

Durmayacaklardı da…

Yine başladılar kıpırdanmaya.

Yine başladılar pravakasyona.

Yine başladılar, kardeşi kardeşe düşman etmek için ortalığı karıştırmaya…

Okulların açılması ile birlikte daha çok inecekler meydana.

Daha çok kin kusacaklar, kan dökmek için ülkemizde…

Kimi yerde yakacaklar.

Kimi zaman yıkacaklar.

Zaman zaman polise saldıracaklar.

Bir kaşık suda fırtınalar koparacaklar.

Çünkü bunlar ‘GEZİ ZEKÂLI PROVAKATÖRLERDİR’

Vazifeleri, kendilerine verilmiştir.

Yak… Yık… Bağır… Çağır…

‘Sol yumruğunu da havaya kaldırmayı sakın unutma’

Marş marş… Görevinizin başına…

Yine görev başındaydılar…

Hem de bilim yuvası olarak düşündüğümüz ODTÜ’de.

Kendini bilmez birkaç serseri…

‘Verilen emri’ yerine getirmeye çalışan marjinal bir grup kendini bilmez, ‘Biz burada başörtülü istemiyoruz’ diyerek, son derece edepli, son derece hanımefendi ve yine son derece ahlaki seciyelere sahip ‘başörtülü’ insanlara fiili ve sözlü tacizde bulundular…

Yazık…

‘Benden olmayan yaşamasın’ ve ‘benden olmayanın benim yanımda yeri yoktur’ mantığının bir göstergesidir bu zavallılık.

‘Maşa’ olmak, ne yaptığını bilmemektir… Bilmeleri için ‘yıkanmış bir beyine’ sahip olmamaları gerekirdi.

İşte ‘başörtülü bayanlara saldıran’ zihniyet, beyinleri yıkanmış, akıllarını ayaklarının altına almış, bir takım dış destekli marjinal gurupların ‘maşa’ olarak kullandıkları zavallılardır.

Acıyorum bunlara…

Hakikatlere gözlerini kapamış, doğrulara kulaklarını tıkamış ve akıllarını kullanamayan mahlûkatlar haline dönüşmüşlerdir.

Yazık…

Bilinmelidir ki ülkemiz, 28 Şubat öncesinin ülkesi değildir.

Bilinmelidir ki ülkemiz, darbe döneminin ülkesi değildir.

Bilinmelidir ki ülkemiz, başörtülü bayanların zulüm göreceği, yok sayılacağı, horlanacağı, kovulacağı, kamusal alan diyerek devlet dairelerine alınmayacağı, hastanelerden kovulacağı, askeri alanlara ‘öcü’ düşüncesiyle alınmayacağı bir ülke hiç değildir.

Artık, başı açık hangi haklara sahipse, başı kapalıda o haklara sahiptir.

Olmalıdırda.

Bir takım gezi zekalı insanların yapmış olduğu ahlaksızlık, ahlak abidesi başı örtülü bacılarımızı-kızlarımızı asla hak davalarından vaz geçiremeyecektir.

Çünkü gezi zekalı insanların arkasında ne kadar dış mihraklar ve marjinal gruplar varsa, iffet abidesi bayanların arkasında da Anadolu’nun yiğit ve civanmert milyonlarca insanları vardır.

Unutulmamalıdır ki, yarınların güçlü Türkiye’si, saçla-başla uğraşarak olmaz; bunun tek yolu herkesin özgürce eğitim alması, karşı tarafın düşüncesine saygı göstermesi ve din ilimleri ile fen ilimlerini birlikte öğrenmesi ile mümkündür…

Bunun dışında yapılacak uğraş ülkemize, ‘gezi zekâlı insanlar’ kazandırır…

Gezi zekâlı insanların varlığında ki artış, ülkemizin kaybetmesi, ahlaki değerlerin yok olması, karanlıkların ülkemiz üzerinde yer edinmesi, değerlerimizin yok olması, güzelliklerin son bulması, yarınlarımızın kaoslara mahkûm olması gibi tehlikeleri beraberinde getirir.

Allah, hiçbir zaman böyle düşünceli insanlara imkân vermesin…

Allah, böyle düşünceli insanları ıslah eylesin, ıslahı mümkün değilse kendi planlarıyla baş başa bıraksın.

Ki, gülen milletimiz olsun.

Ki, gelişen ülkemiz olsun.



---------------------

Davan hak ise,

Ol davada zerre.

Davan hak değilse,

Sakın olma zirve.

 

Kaybetmektir bazen,

Haksız kurulan düzen.

Cenab-ı Mevla’mızı,

Budur en çok üzen.

 

Kazanır her daim insan,

Hakk için çalıştığı an,

Hak değilse şayet davan;

Sonun olur mutlak burhan.

 

 

 


08 Eylül 2013 Pazar 14:28
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

KÖRFEZ GÜNDEMİ

Ulaşımda yaz dönemine geçiliyor

Büyükşehir Belediyesi UlaşımPark, ulaşım araçlarında yaz dönemi sefer saatlerini değiştiriyor

Körfez Devlet Hastanesi’nde Sürpriz İftar

Körfez Devlet Hastanesi’nde Sürpriz İftar

Siyasetimizin özü; Vatandaşa hizmet

Siyasetimizin özü; Vatandaşa hizmet

Körfez Trabzonlular’da devir teslim yapıldı

Körfez Trabzonlular’da devir teslim yapıldı

Ramazan’da çocuklar eğlenirken öğreniyor

Ramazan’da çocuklar eğlenirken öğreniyor

Hacı Osman, Mimarsinan ve Atalar Mahalle Sakinleri İftarda Bir Araya Geldi

Hacı Osman, Mimarsinan ve Atalar Mahalle Sakinleri İftarda Bir Araya Geldi

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI