18 Haziran 2018 Pazartesi

BİZİM GAZETE

‘BEN YAPTIM’ DEMEKTE NE DEMEK?

Mustafa ERANIL

Mustafa ERANIL

E-Posta : m.eranil@hotmail.com

 

‘BEN YAPTIM’ DEMEKTE NE DEMEK?

 

Geçtiğimiz günlerde Ak Parti’nin bir toplantısına katıldım.

Partinin ileri gelenlerinden biri çıkmış, ‘Dünya Lideri başbakanımız çıkar bir konuşur, herkes oyunu verir’ diyor.

Bu sözü duyunca, Anadolu insanının tabiriyle kafamdan vücuduma doğru bir kaynar su döküldü.

Çok üzüldüm çok.

Dokunsanız ağlayacaktım!..

Bu millet, bu kadar küçük düşürülmemelidir.

Bu milletle bu kadar alay edilmemelidir.

Sevgide de, ifrat-tefrit meselesi korunmalıdır.

Ki, o anda aklıma tarihin derinliklerinde yaşanmış Halid Bin Velid’in ‘imtihanlık’ durumu geldi. Yeri gelmişken bu olayı sizlerle paylaşmayı bir vazife olarak addediyorum:

 

Halid Bin Velid, dünyanın gelmiş-geçmiş en büyük komutanlarından biridir. ‘Allah’ın Kılıcı’ lakabına mazhar olmuş komutan-ı Azam’dır. Zaferden zafere koşuyor, girmiş olduğu hiçbir savaşı kaybetmiyor. Zaferler devam ederken, Hazreti Ömer tarafından görevden alınıyor. Alınış sebebi ise tam bir ibretlik durum:
        “- İnsanlar onu gözlerinde o kadar büyüttüler ki Allah’ı bırakıp başarıyı onun elde ettiğine inanacaklarından korktum.” diyor Hazreti Ömer ve ekliyor;

       “- Onun elde ettiği başarıların, sadece onun cesaret ve kahramanlığından kaynaklanmadığını bu başarıları ona Allah’ın nasip ettiğini, Allah’tan geldiğini, komutanla alakasının Allah’ın dilemesiyle olduğunu, bütün insanların bilmeleri ve görmeleri gerektiği için böyle hareket ettim...”

       Çünkü o günlerde insanlar, 'Eğer Halid Bin Velid varsa savaşı kesin kazanırız, o yoksa kaybederiz' diye düşünmeye başlamışlardı.

         Bu durum, her haliyle insanlığa örnek olan Hazreti Ömer’in dikkati çekmiş, Halid Bin Velid’in  ‘kayma noktasına’ girmesinden endişe etmişti. Görevden aldıktan sonra da Hazreti Ömer, Halid Bin Velid’e yanına çağırarak, şu nasihatte bulunur:

     “ İnsanlar kazanılan savaşları elde edilen zaferleri senden bilip, senin sayende olduğunu sanmaktalar. Korkarım ki bu onları şirk haline sokabilir. Olur ki sen de bu zaferleri ‘ben kazanıyorum’ sanarak, kibre kapılabilir, bu zaferlerin Allah’tan geldiğini unutarak şirk haline düşebilirsin. Senin için de toplum için de hayırlı olan senin bu görevden alınmandır.”

         İslamı bütün benliğine kadar hisseden Halid Bin Velid, “Allah için verilen karar karşısında boynum kıldan incedir. Emirlerinizdeyim” diyerek, yeni komutan Ebu Ubeyde b. Cerrah’ın emrinde vazife yapmaya başlamıştır.  Ki, bundan sonra da Allah, yine İslam ordusuna önemli fetihleri nasip etmiştir. Tıpkı Halid Bin Velid zamanında ki fetihler gibi.

       İnsanların başarılarının altında kendi zekâları, cesaretleri, dehalarının payı olabilir ama gerçek odur ki bizler olanları kişilere mal ederek;  ‘o yaptı’ , ‘o etti’ ,  ‘o olmasaydı bu işler olmazdı’ , ‘onun sayesinde bu ülke bu halde’, ‘bir konuşması yeter’, ‘yok ondan daha kıymetlisi’, ‘O’dur bizim her şeyimiz’  diyorsak, bizler Allah’ın dilemesini bir kenara koyarak “şirk batağına” batıyor olabiliriz.

     Öte yandan; komutan, yönetici, lider ve benzeri pozisyonda olanlar da gerçekleşen hizmetleri kendilerine mal ederek her şeyi,  ‘ben yaptım’ , ‘ben ettim’ , ‘ben olmasaydım sizler uçurumdaydınız’ , ‘bizler sizi ayağa kaldırdık’ diyerek toplumun önüne çıkıyorlarsa onlar da Allah’ın iznini ve nasibini unuttukları veya dile getirmedikleri için şirk batağına batıyor olabilirler. Üstelik Allah zamanla bu kişilerin hayırlı hizmetlerde bulunmalarına da müsaade etmeyebilir.

     Unutmamalıyız ki bütün makamlar, mevkiler, zenginlikler Allah’ın çeşitli sebepler dairesinde insanlara nasip ettiği dünyalıklardır ve çok ağır imtihanlardır. Ki bu makamları Allah insanlara lütfünden mükâfat olarak mı, kahrından azap olarak mı nasip etmiştir bilemeyiz. Eğer insanlar bu nasiple haksızlığa, hırsızlığa sebep olmadan hayırlara sebep olabiliyorlarsa bu durum lütuftur, yok birilerinin hakkını yiyerek, zulmederek kendilerine ve çevrelerine çıkar sağlamaya çalışıyorlar veya buna sebep oluyorlarsa bu durum ise kahırdır ve azap sebebidir.

         Allah, murad etmedikçe, hiç bir şey ‘bir şey’ yapamaz. Özellikle iktidarı elinde bulunduranların son zamanlarda söylediği ‘BEN’ kelimesi, tehlike sinyallerinin oluşmasına neden olmaktadır ki, bu gelecek için endişe verici bir durumdur.

         Gerçek lider odur ki, ‘Ben’ söyleminden kaçarak, şahsi manevi yerine, kuve-i maneviye ağırlık verir. Tıpkı Halid Bin Velid örneğinde olduğu gibi.

         Gerekirse ‘yeter artık’ demesini bilmek bile bir erdemliliktir. Nefsine hoş gelen bir durum karşısında da ‘Ey nefsin yeter artık senden çektiğim’ demeli, görevini gerekirse bir başkasına bırakabilmelidir. İşte esas kazanç ve büyüklükte bu değil midir?

 

 

        

         ‘ÖYLE BİR ŞEY YOK’ DİYEBİLİYOR MUSUNUZ?

 

         Taraf Gazetesi, mevcut iktidarın bazı cemaatlere yakın insanları fişlendiğini yazdı.

         Yine aynı gazete Milli Güvenlik Kurulu’nda ‘Fethullah Gülen Hareketini bitirme eylem planının’ altına başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın imza attığını belgeleriyle ortaya koydu.

         Bu belgelerin ortaya çıkmasıyla, Müslümanların kolu kanadı kırıldı.

         Kanaat önderleri, hükümete karşı duruşunu yeniden gözden geçirmeye başladı.

         ‘Kandırıldık’ düşüncesi, ehl-i vicdan sahibi insanlar tarafından dillendirildi.

         Hükümet, kan kaybetmeye başladı.

         Başbakan, bunun kısmen farkına vardı.

         Meydanlara indi.

         ‘Devletin gizli belgelerini ifşa etmek suçtur’ diyerek feryat etmeye başladı. Gazeteciyi adeta suçluymuş gibi yargılama girişimine yöneldi.

         Oysaki ben Başbakandan şunu beklerdim:

         ‘Bu yazılanlar yanlıştır. Biz hiçbir zaman Müslümanların aleyhine olabilecek bir şeye imza atmadık, kimseyi fişlemedik.’ Demeliydi.

         Diyemedi…

         Bu tutum karşısında inananlar ne demeli?

         Söyler misiniz?

 

                 

 


09 Aralık 2013 Pazartesi 09:18
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

KÖRFEZ GÜNDEMİ

Ulaşımda yaz dönemine geçiliyor

Büyükşehir Belediyesi UlaşımPark, ulaşım araçlarında yaz dönemi sefer saatlerini değiştiriyor

Körfez Devlet Hastanesi’nde Sürpriz İftar

Körfez Devlet Hastanesi’nde Sürpriz İftar

Siyasetimizin özü; Vatandaşa hizmet

Siyasetimizin özü; Vatandaşa hizmet

Körfez Trabzonlular’da devir teslim yapıldı

Körfez Trabzonlular’da devir teslim yapıldı

Ramazan’da çocuklar eğlenirken öğreniyor

Ramazan’da çocuklar eğlenirken öğreniyor

Hacı Osman, Mimarsinan ve Atalar Mahalle Sakinleri İftarda Bir Araya Geldi

Hacı Osman, Mimarsinan ve Atalar Mahalle Sakinleri İftarda Bir Araya Geldi

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI