27 Mayıs 2018 Pazar

BİZİM GAZETE

PEKİ SİZ BU HİKAYEDEN NE DERS ÇIKARDINIZ?

Mustafa ERANIL

Mustafa ERANIL

E-Posta : m.eranil@hotmail.com

 

Öğretmen bir gün denizin ortasında batmak üzere olan bir geminin hikayesini sınıfta öğrencileriyle paylaşır.Gemideki çift cankurtaran botunun yanına kadar gelir ve sadece bir kişilik yer olduğunu görür.Hikayenin gerçekliği hakkında tamamen emin olmasam da, hepimizin hikayeden ders çıkaracağını zannediyorum.Öğretmen, hikayeyi anlatmaya başlar:

Gemi, denizin ortasında aniden batmaya başlar. Gemideki bir çift cankurtaran botuna yaklaşırken sadece bir kişilik yer kaldığını görür. O an adam, karısını geride bırakır ve bota atlar. Batmak üzere olan gemideki kadın eşine bakar ve son cümlesi şu olur. Öğretmen bir an durur ve öğrencilerine, “Sizce kadın, kocasına ne demiş olabilir?” diye sorar.

Öğrencilerinin çoğu: “Senden nefret ediyorum. Nankör herif!” demiştir diye cevap verir.

Öğretmen, köşede sessizce oturan bir çocuk görür ve aynı soruyu ona da sorar. Çocuk, “Öğretmenim bence ‘Çocuğumuza iyi bak demiştir’” diye cevap verir.

Öğretmen şaşırarak çocuğa sorar, “Daha önce bu hikayeyi duymuş muydun?”

Çocuk kafasını sallar ve “Hayır ama annem babama vefat etmeden önce aynı şeyi söylemişti.” der.

Öğretmen suratında üzgün bir ifadeyle, “Cevabın doğru” der.

Gemi batar, adam evine gider ve kız çocuğunu tek başına yetiştirir.

Yıllar sonra çocuk vefat eden babasının günlüğünü bulur.

Meğerse, çift gemi seyahatine çıktıklarında kadına ölümcül hastalık teşhisi konmuş. O kritik anda, baba ölmek üzere olan eşi yerine kendini bota atmış.

Baba günlüğünde, “Denizin dibine beraber batmayı o kadar isterdim ki… Ama çocuğumuz için, tek başına denize batmanı izlemek zorunda kaldım.” yazmış.

Hikaye biter ve sınıf sus pus olur.Öğretmen, çocukların hikayeden gereken dersi çıkardıklarını düşünür. İyiyle kötüyü ayırmanın, aralarındaki ince çizginin ne kadar kafa karıştırıcı olduğunu anladıklarını düşünür.Bu nedenle, olaylara yüzeysel olarak bakmamalı ve ön yargılarda bulunmamalıyız.Hesap geldiğinde hesabı ödeyen bir arkadaş, zorunlu hissettiği için değil arkadaşlığa paradan daha çok önem verdiği için bunu yapar.İş hayatında sürekli insiyatif alanlar bunu aptal oldukları için değil sorumluluğun ne demek olduğunu bildiklerinden yaparlar. Tartışma sonrasında ilk özür dileyen kişi bunu suçlu olduğu için değil etrafındakilere değer verdiği için yapar.Size sürekli mesaj atan birisi, yapacak başka bir şeyi olmadığından değil, size önem verdiğinden bunu yapar.Bir gün hepimiz sevdiklerimizden bir şekilde ayrılacağız. Sohbetlerimizi ve beraber kurduğumuz hayalleri özleyeceğiz.Bir gün çocuklarımız eskilerden bir fotoğraf görecek ve “Bunlar kim?” diye soracaklar. İçimiz kan ağlayarak “Bunlar, hayatımın en güzel günlerini geçirdiğim insanlar.” diye cevap vereceğiz.

 

 

 

ÖZGÜRLÜK...ÖZGÜRLÜK..

 

Değerli bir şey yok senden;

Hey özgürlük, özgürlük

Aldırma, değerini elinden;

Hey özgürlük,  özgürlük...

 

Hakikat senle çıkar ortaya.

Hür fikirle vicdan kalkar şaha.

Kul olursun sadece Allah'a;

Hey özgürlük, özgürlük...

 

 

 

Alınırsa özgürlüğün bedeninden,

Can çekilmiş olur teninden,

Beter olur hayatın, ölümden,

Hey özgürlük, özgürlük...

 


22 Ocak 2017 Pazar 14:26
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

KÖRFEZ GÜNDEMİ

Hacı Osman, Mimarsinan ve Atalar Mahalle Sakinleri İftarda Bir Araya Geldi

Hacı Osman, Mimarsinan ve Atalar Mahalle Sakinleri İftarda Bir Araya Geldi

RAMAZAN AYI HARCAMALARI ARTTIRDI

RAMAZAN AYI HARCAMALARI ARTTIRDI

Körfez’de 19 Mayıs coşkusu

Körfez’de 19 Mayıs coşkusu

Yavuz Sultan Selim’de bin 500 kişilik iftar

Genci yaşlısı binlerce Körfezli iftar sofrasında buluşuyor… Yavuz Sultan Selim’de bin 500 kişilik iftar

YARIMCA YELKEN KULÜBÜ DİDİM’DE

YARIMCA YELKEN KULÜBÜ DİDİM’DE

Can kaybı olmaması bizleri sevindirdi

Çınar Park Otel’in sahiplerini ziyaret eden Başkan Baran; Can kaybı olmaması bizleri sevindirdi

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI