17 Temmuz 2018 Salı

BİZİM GAZETE

KABUL OLUYOR MU ORUCUMUZ ACABA?

Mustafa ERANIL

Mustafa ERANIL

E-Posta : m.eranil@hotmail.com

 KABUL OLUYOR MU ORUCUMUZ ACABA?

Bu soruyu, diyanet işlerine sormak isterdim;

'Orucumuz kabul oluyor mu?' diye,

Ama maalesef ki maalesef,

Bu gün bu makam, 'fetvası güvenilecek' bir makam olmaktan uzaklaşmıştır.

Siyasallaşmıştır.

Bu nedenledir ki sormaktan vaz geçtim.

Tanıdığım diğer muhterem insanlara sordum;

Bir çoğu tereddütlü cevaplarla yaklaştı sorduğum soruya.

'Sen üzerine düşeni yap, gerisin Allah bilir' dediler.

Evet, doğru bir cevap.

Peki ya biz üzerimize düşeni yapıyor muyuz?

Bu güzel manevi atmosferin nimetlerinden faydalanma yoluna gidebiliyor muyuz?

Bu güze günlerin kıymetini bilebiliyor muyuz?

Hiç zannetmiyorum.

Zannetmiyorum derken, kendi adıma da konuşmuyorum.

Toplumumuzun genelinde sıkıntı var.

Bir çoğu, 'bana ne derler' düşüncesiyle oruç tutma konusunda kendini mecbur hissediyor.

Bir çoğu oruç tutmadığı halde, 'oruç tutuyorum' kandırmacasına gidiyor.

Bir çoğunun ise oruç tutmasına rağmen, inanın oruçları çok tehlikede.

Kabul olur-olmaz, gerçekten şüpheli.

Neden mi?

Bir kere, oruç tutmak, aç kalmak anlamına gelmiyor.

Oruç tutmak, fakirleri-fukaraları görmek,  'aç kalan komşusu varken, kendisi tok gezmemek' anlamına geliyor.

Şöyle etrafımıza bir bakalım;

Görülecektir ki, bir çok insan bir dilim ekmek bulmak için çöplük çöplük dolaşıyor.

Sokakta yatan insanlarımız var.

İmkanı olmadığı için tedavisini yaptıramayan insanlarımızın sayısı bir hayli fazla.

Bırakın bunları, çocuğuna süt alamayacak derecede maddi sıkıntı içinde bulunan insanlarımız var.

Söyler misiniz bana;

Bu manzaralara bakarak, 'benim orucum kabul olmuştur' diyebilir misiniz?

Orucun kabul olup olmadığını Mevla'mız bilir ama, inanın oruçlarımız çok tehlikede.

Hele hele şu Suriye'den gelen insanlar....

İnanın içim kavruluyor...

İnanın, kahroluyorum...

Yerinden, yurdundan 'şu' veya 'bu' sebeple ülkemize gelmişler.

Aç, perişan, mağdur...

Diyeceksiniz ki, 'getirenler baksın'

Doğru, kabul, asla itirazım yok;  bu insanları buraya getirinler, kesinlikle büyük bir yanlışlık yaptılar.

'Getirdiysen buraya, bakmakta senin bir dini vecibendir'

Bunlara bakamayacak isek,

'Gelin buraya' diye kucak açmamız doğru değildi.

Bu konuda hem fikir olmayan insan yok gibi.

Her bir insan, Allah'ın  yaratmış olduğu şerefli bir mahlukattır.

Ve en önemli vazifesi de insanın, Yaratan'a kulluk yaparak, insanca yaşamasıdır.

İnsanca yaşamayan insan, kulluk yapma vazifesini yerine getiremez. Çünkü karnı aç insan, ibadet yapmayı düşünemez. Aç olduğu halde ibadetini hakkıyla yerine getirenler ise evliya gibi 'has' insanlardır. Bilemiyorum böyle bir insanda günümüzde var mıdır?

Bu nedenle, hakikaten mecburiyetten al açan, karnını doyurmak için çöplüklerde mücadele veren insanlara  'hor bakmak' onlara karış 'önyargılı' olmak, doğru değildir.

Onlar açken, biz iftar sofralarımızdaki çeşit çeşit yemekleri saymakla meşgul olursak, insanlığımızı sorgulamak, Allah'ın verdiği aklı en iyi kullanmak anlamına gelir.

Bu nedenledir ki, bu fakir ve imkanı olmayan insanlara yardım elini uzatmak, dini bir vecibedir.

Bu vecibeyi yerine getirmeyenler, getirmek istemeyenler, tekrar tekrar 'benim orucum kabul oluyor mu acaba?' diye kendini sorgulamalıdır.

Sorgulamak ve düşünmekte bir ibadettir.

Şayet  düşünmek ibadet olmasaydı Kur'an biz insanları, 'Düşünmez misiniz' diye ikaz etmezdi.

İçimizde  yardıma muhtaç insanlara el uzatmak, bizim yapabileceğimiz  önemli bir güzel haslettir.

Elimizin uzanamadığı yerlerdeki Müslümanlar ve diğer insanlar içinde dua etmeliyiz.

En içten ve en samimi duayı da Çin Zulmü'ne maruz kalan kardeşlerimiz için etmeliyiz.

Çünkü bizim bu konuda ki vazifemiz Hadis-i Şerif ile ferman buyrulmuştur;

"'Birkötülük gördüğünde elinle düzelt. Elinle düzeltemezsen dilinle düzelt. Dilinle düzeltemezsen kalben buğz et"

Elimizle ve mevcut imkanlarımızla yaşadığımız alandaki ve  ülkemizdeki insanlara yardım edebiliriz.

Lakin Doğu Türkistan ve diğer Müslüman ülkelerde ki insanlara ise ancak duamızla müdahil olabiliriz.

İnanın bu olumsuzluklar varken, bizler bir şey yapmak için gayret göstermez isek, tutulan bu oruçlarımızı sorgulamamız gerekmez mi?

Ne dersiniz?

'DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ'

 


05 Temmuz 2015 Pazar 16:46
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

KÖRFEZ GÜNDEMİ

Çalışma bitmek üzere asfalt için geri sayım

Körfez Belediye Başkanı İsmail Baran Baran, tarih verdi; Çalışma bitmek üzere asfalt için geri sayım

İlimtepelilerin tüm sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak

İlimtepelilerin tüm sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak

Bittiğinde alt yapı sorunu kalmayacak

Bittiğinde alt yapı sorunu kalmayacak

Körfez Kampüsü’nde dış cephe de bitiyor

4 bin 500 üniversite öğrencisine eğitim yuvası olacak…

İlimtepe’nin çehresi hızla değişiyor

İlimtepe’nin çehresi hızla değişiyor

15 Temmuz’da Mustafa Yıldızdoğan sahne alacak…

15 Temmuz’da Mustafa Yıldızdoğan sahne alacak… Körfez tek yürek tek vücut olacak

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI