18 Haziran 2018 Pazartesi

BİZİM GAZETE

HAKSIZ MI SİZCE BU DELİ?

Mustafa ERANIL

Mustafa ERANIL

E-Posta : m.eranil@hotmail.com


Ne oldu bizlere; nasıl bu hale geldik?

İnanın ne aklım alıyor;  ne de ruhum kabul ediyor.

Yaşıyoruz, ama neden yaşadığımızı bilmiyoruz;

Nefes alıyoruz; lakin kime borçlu olduğumuzu bilmiyoruz;

Bir şeyler oluyor bize, ama ne?

İnanın anlamış durumda değilim;

Bir misal vermek gerekirse;

Cuma, Müslümanların bayramıdır.

Önemli bir ibadet anıdır, Cuma namazı anı.

Vakit namazlarında üç beş kişi varken camilerde;

Cuma namazında saf tutulacak yer dahi bulunamıyor; kalabalıktan.

Görüntü itibariyle hoş ve güzel bir görüntü.

Lakin içi boş bir görüntü.

Her cuma namazına gittiğim zaman; aynı manzara ile karşılaşıyorum.

İmam kürsüde vaz-ı nasihatte bulunuyor;

Bizim cami cemaati elinde telefon oyun oynuyor;

Söyler misiniz bana;

Bu ibadetin neresi makbul?

Söyler misiniz bana;

Bu ibadetin neresi usulüne uygun?

Söyler misiniz bana;

Bu namaz kabul mü?

İşte bu yüzden şuursuz bir toplum haline geldik.

Görüntümüz hoş; içimiz boş.

Duruşumuz dirayetli; ruhumuz bomboş.

Bakışımız manalı, yaşantımız anlamsız.

Görünen odur ki;

Tek tek camii cemaatine namaz çıkışı sorulsa;

'Cuma hutbesinde imam hangi konuya değindi' diye;

Yüz kişiden belki bir kaçı cevap verebilir,

Diğerleri boş.

Acı ama gerçek bu.

Yazık, hem de çok yazık;

Burada aklıma bir hikaye geldi;

Umarım bu anlattığım gerçeği tamamlar;

Delinin biri camiye girer, belli ki namaz kılacak.
Ama oturmaz, meraklı ve şaşkın gözlerle etrafı süzer-dolanır..
Bir oraya, bir buraya her köşeye dikkatlice bakar ve hızla çıkar gider..
Az sonra sırtında bağlanmış odunlarla tekrar gelir camiye ve tam namaza başlamak üzere olan cemaatle birlikte saf tutar..
Ama sırtındaki odunlarla güç bela bitirir namazını.
Eğilip kalktıkça yere düşen odunlar, çıkardığı ses vs. derken, tabii cemaat de rahatsız olmuştur bu durumdan..
Nihayet biter namaz, bitmesine ama her kafadan bir ses çıkar..
Herkes kıpırdanmaya, adama söylenmeye başlamıştır bile..
İmama kadar ulaşır sesler, hafiften tartışmalar..
İmam aynı mahalleden, bilir az çok garibin halini, şefkatle yaklaşır delinin yanına ve der ki: Oğlum böyle namaz mı olur, sırtında odunlarla, sen ne yaptın? Hem kendini hem de çevreni rahatsız ettin bak, bir daha namaz kılmaya yüksüz gel olur mu?
”
Bunu duyan deli melül-mahzun, ama manalı bir bakışla sorar
Âdetiniz böyle değil mi?

Ne âdeti?!” der Hoca..
Cemaat da toplanmış, merak ve şaşkınlıkla olayı izlemektedir o sıra..
Der ki deli bu kez:
Hocam ben namaz kılmak için girdim camiye, şöyle kendime uygun bir yer ararken içeridekilere baktım, gördüm ki herkesin sırtında bir şeyler var. Zannettim ki adet böyledir, ben de şu odunları yüklendim geldim işte, neden kızıyorsun? Kızacaksan herkese kız, tek bana değil!
Hoca şaşırır:
“Benim sırtımda da mı var?” der..
Evet
” der deli, “Hepinizin sırtı yüklü!”..
Cemaatte ise hafiften
“deli işte!” manasına,bıyık altından gülüşmeler başlamıştır..
Deli bu kez öne atılır ve tek tek cemaati işaret ederek, saf bir çocukça, heyecanla bağırır:

“Bak bunun sırtında mavi gözlü bir çocuk, bunda kocaman bir elma ağacı vardı..

Bunda kırık bir kapı, bunda bir tencere yemek, bunda kızarmış tavuk, şunun sırtında yeşil gözlü esmer bir hatun, bununkinde de yaşlı annesi vardı!..
”

Sonra iki elini yanlarına salar başını sallar ve umutsuzca;

“ Boş yok, boş yok hiç!..diye tekrarlar.

O böyle söyleyince, herkes dehşet içinde şaşkınlıkla birbirinin yüzüne bakar!

Aynen doğrudur dedikleri çünkü;

Kimi doğacak çocuğunu düşünüyordur namazda

kimi bahçesindeki meyve ağaçlarını, biri onaracağı kapıyı, diğeri lokantasında pişireceği yemeği.. 

Biri açtır aklında yiyeceği tavuk, birinin sırtında sevdiği kadın, diğerinde de bakıma muhtaç annesi vardır.

“Peki söyle bakalım bende ne vardı?” der, bu kez endişeyle Hoca..

O da der ki:
“Zaten en çok da sana şaştım hoca! Sırtında kocaman bir inek vardı!
Meğerse efendim, hocanın ineği hastaymış,
“öldü mü ölecek mi?” diye düşünürmüş namazda...

“Harâbât ehlini hor görme sakın, defineye mâlik viraneler var.”
Bildirince bildiren, yüreği olan görüyor elbet..


06 Şubat 2017 Pazartesi 09:09
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

KÖRFEZ GÜNDEMİ

Ulaşımda yaz dönemine geçiliyor

Büyükşehir Belediyesi UlaşımPark, ulaşım araçlarında yaz dönemi sefer saatlerini değiştiriyor

Körfez Devlet Hastanesi’nde Sürpriz İftar

Körfez Devlet Hastanesi’nde Sürpriz İftar

Siyasetimizin özü; Vatandaşa hizmet

Siyasetimizin özü; Vatandaşa hizmet

Körfez Trabzonlular’da devir teslim yapıldı

Körfez Trabzonlular’da devir teslim yapıldı

Ramazan’da çocuklar eğlenirken öğreniyor

Ramazan’da çocuklar eğlenirken öğreniyor

Hacı Osman, Mimarsinan ve Atalar Mahalle Sakinleri İftarda Bir Araya Geldi

Hacı Osman, Mimarsinan ve Atalar Mahalle Sakinleri İftarda Bir Araya Geldi

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI