25 Haziran 2019 Salı

Bizim Gazete

KALP KIRMAYIN KALP

Mustafa ERANIL

Mustafa ERANIL

E-Posta : m.eranil@hotmail.com

                    KALP KIRMAYIN KALP

        Güzel bir hakikat... Anlamlı bir ders!.. Ve üç günlük dünya da; hiç değer mi kalp kırmaya; baş yarmaya; çelme atmaya, hile yapmaya; adam kayırmaya; gözlerden yaş akıtmaya... Değmez...Önemli olan kalbe giden yollara; kaş yararak, tokat atarak, kırıcı olarak engel olmamaktır... Bu gün siyasette; yalan-dolan-hile-hurda- kalp kırma var; var olan bu kötülükler, bir gün karşımıza 'özür' olara çıkabilir; lakin kıymeti olmaz... Tıpkı şu gerçekte ki gibi;

        Adam hanımına” pek hoş davranmaz, kalbini kırar. Sonra hanımından sofrayı kurmasını ister. Kadıncağız hiç sesini çıkarmadan kurar sofrayı ve buyur eder kocasını.Adam sabırsızca sofraya oturur, iştah kabartacak bir zevkle yemeye başlar. Yemek tuzsuz olmuştur. Birkaç lokma yedikten sonra hanımından tuz ister. Hanımı; “Sen yemeğe devam et ben getiririm” der ve içeri gider. Adam ikide bir; “tuz nerede kaldı hanım?”diye sorar. Kadın her seferinde “tamam getiriyorum” diye cevap verir. Fakat tuz bir türlü sofraya gelmez.Adam tuzu isteye isteye karnını doyurur. Sonra aklı başına gelir. Az önce hatununun kalbini kırdığı için özür diler. Hanım mutfağa gider ve elinde tuzla geri döner. Adam merak eder ve sorar; “Bu ne şimdi karnım doyduktan sonra tuzu ben ne yapayım” der. Hanımı da ona; “Senin kalbimi kırdıktan sonra dilediğin özür, doyduktan sonra sofraya gelen tuz gibidir, ihtiyaç kalmaz” der.

        Hani derler ya öfke rüzgar gibidir, bir süre sonra diner ama birçok dal kırılmıştır bile. O yüzden  dostunuza; arkadaşınıza; sevdiğinize sahip çıkın, onları  önemseyin ve kırmayın. Çünkü değmez; kalp kırmaya... Düşünsen ve baksana şöyle bir etrafına... Dün var olanlar düşmedi mi toprağa... Sevdikleriniz düşmeden toprağa; sevdiklerimizin kıymetini bilelim; gönüllerinde yer edinelim... Ağlatmak için değil, mutluluk gemisi ile huzur limanına yol almaları için elimizden gelen gayreti gösterelim... Ki, insanlık bunu gerektirir, kamil insan olmanın en mümeyyiz vasfı da budur... Bundan gayri gerçek yoktur; bundan gayri geçer bir değerde bulunmamaktadır.... Yarın geç olmadan, gün son bulmadan, huzur bizden uzak durmadan, bu günü değerlendirmek; sevgi atmosferinde bir nebze olsun güzellik yaymak için; sevgiye sevdalanmak gerekir... Sevgisizlikten uzak durmak gerekir... Gül bahçesine tohum ekmek gerekir... Var olan gülleri ise korumak gerekir ki; etraf gülistan olsun; gülşene dönsün... Ne dersiniz?

        KAHİN OLMAYA GEREK YOK!..

        Bir önceki yazımda 'Şener Söğüt'e Açık Mektup' diye bir yazı kaleme almıştım. Oldukça tesirli oldu. Bir çok Ak Partili aradı. Tebrik etti... Ve hakikatleri haykırdığımı dile getirdi. Benim dile getirdiğim hakikatlerin ne kadar önemli olduğunu İsmail Baran veda ziyareti için bizleri ziyaret ettiği zaman anladım.... Çünkü aynı ikazları kendisine de yapmıştım zamanında... Ve etrafında ki bazı 'dar düşünceli insanlar' bu yazımın hayata geçirilmesine engel oldular... Bu gün hakikatle Baran Yüzleşmek zorunda kaldı. Aynı şey Şener Söğüt içinde geçerli olabilir. Dün gitti, yarın ne getirir beli değil... Dünde var olan doğrularla, yarında var olacak gerçekleri görmek gerekir. Bunun içinde her şeyden önce feraset sahibi olmak lazım... Ve gelecek için hiç bir yöneticinin kahin olmasına gerek yok... Dün mevcut başkanların etrafında ki 'yanlış insanları' bu gün yanlarında var etmesinler, geleceklerini 'garanti' altına almış olurlar...Yanılıyor muyum?

        ÜLKE ÇOK BÜYÜK ZARAR GÖRÜYOR

Önceki gün yaşları 10-15 olan üç genç oturmuşlar bir köşede sohbet ediyorlardı. Oldukça hararetli konuşuyorlardı. İstemeyerek kulak misafiri oldum. İçlerinden biri diyor ki; 'İstanbul'da ki seçimlerde hırsızlık yapmışlar...' Şok oldum bu ifadeyi duyunca. Şu yaştaki çocuğun kafasına 'hırsızlık' ifadesini sokan zihniyet, ülkeye ve geleceğimize ne kadar büyük bir darbe vurduğunun farkında mı acaba? Farkında değilse ahmaktır; farkındaysa 'hain' dir. İşte bu düşünce ile geleceği şekillenecek gençlerden söyler misiniz bana; ülkeye ne fayda gelir?  Maalesef seçimlerden sonra her gün haberler 'hırsızlık' , 'yolsuzluk, ' haksızlık' gibi ifadelerle çalkalanıyor. Bu milletin çocuklarının kafasına bu ifadeler yerleştiriliyor. Bir algı oluşturuluyor.  Ve bu yüzden de dini İslam olan ülkemizde, 'İnsan' ruhu yok oluyor; hırsızlıkla anılan, yolsuzlukla konuşulan bir ülke haline geliyoruz. Yazık... Hem de çok yazık...


14 Nisan 2019 Pazar 14:54
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

KÖRFEZ GÜNDEMİ

Başkan Söğüt, “Kültürümüz bizim en büyük zenginliğimiz”

Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, Yarımca sahilinde Körfez Muşlular Derneği tarafından düzenlenen

Zabıta ve polisten ‘çekçek’ denetimi

Körfez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ve İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçedeki ‘çekçekçi’ diye

Başkan Söğüt, “Kendilerine olan güvenleri artıyor”

Petkim Park Halk Eğitim Merkezi Kursiyerleri tarafından hazırlanan serginin açılışına katılan Başkan Şener

Körfez’de yabani ot temizliği

Körfez Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, şehrin dört bir yanındaki park ve yeşil alanlardaki

Başkan Söğüt, “Daha çok genci sporla buluşturacağız”

Körfez Belediyesi Gençlerbirliği Spor Kulübü’nün olağanüstü genel kurulunda konuşan Başkan Şener

Körfez’de Ekin Uzunlar rüzgarı

Altın Kiraz Festivali’nin ikinci gününde sahne Ekin Uzunlar’ın oldu. Tütünçiftlik Kültür Merkezi

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI