13 Aralık 2018 Perşembe

Bizim Gazete

FARKINA VARMAK GEREK…

HABİBE DEMİROĞLU AKSOY

HABİBE DEMİROĞLU AKSOY

E-Posta : bizimgazete41@gmail.com


Zamanla açılıyor karanlık perdeler. Güneşin doğmasına yakın güneş ışığı aydınlatıyor odayı...

 

Odanın içerisinde karanlıktan kalma görünmeyen siluetler gün yüzüne çıkıyor. Ve işte o an anlıyorsun güneşin doğmasının gerçekliğini… Gerçeklik gözlerine ayna gibi ilişiyor…

 

 

 

Eskimiş sandalyemde hüzün dolu satırlar ilişiyor yine yüreğime.  Düşünüyorum camlarımı örten perdenin hayatta ki birçok şeyle bağdaştırmasını yapıyorum. Aşkta, dostlukta, işte, siyasette, ekonomide kısacası hayatın her yerinde… Her şeyden önce kendi yüreğinize örttüğünüz perdeleri düşündünüz mü hiç? Aydınlanması gelmedi mi artık? Gün yüzüne çıksa ne olur? İşte bu noktada insanın kendisiyle yüzleşmesi çıkıyor. Nerden mi geldi aklıma buyurun okuyalım hep beraber…

 

 

 

Hayatın her evresinde değişiyor bu. Bazen erken bazen geç ama insanoğlu yüzleşmeyi eninde sonunda yapıyor. Bir arkadaşımla hafta içi çay içmek için gittiğimiz bir cafede havadan sudan konuşuyoruz. ’‘hava çok güzel her şey mükemmel ama gel gelelim içimde çözemediğim bir türlü anlamlandıramadığım ve bilmediğim bu şeyin bunca güzelliği gölgelendirmesini izliyorum ’‘dedi. Elimdeki içmekte olduğum çay bardağımı masaya koyuyorum. Dönüp arkadaşım gözlerine bakıyorum. İşte o an anlıyorum karanlık perdeler açılmak istiyor. Sözcükleri bunu tetikliyor. Onu incitmekten korkarak ’‘her yaşanılan; hayat evresinde yerini bir gün bulur. Bazen insan acılarını örtmeye çalışır nedeni çekeceği acının onu yok etmesi korkusudur‘ ‘diyorum. Gözlerime bakıyor dilinin ucunda kelimeler. Derin bir nefes alarak‘‘ sanırım haklısın ben hep korktum. Hep güçlü olmaya güçlü görünmeye çalıştım. Acılarımı kalbimin en karanlık kuytularına bıraktım. Üstü tozlandı kirlendi ama ben o odanın kapısını hiç açmadım. ’‘dedi güzel yürekli arkadaşım. Uzun uzun konuştuk yılların onda bıraktıklarını acılarını, keşkelerini, pişmanlıklarını… Hayata dair her kesimden kareler sunan bir öyküydü dinlediğim. Çaylar içildi güzel geçen sohbetin ardından güneşin dağların yamaçlarının arkasında kalan güzel kızıl renkli görüntüsüyle evlerimizin yolunu tutmaya başladık. ’‘her şey için teşekkür ederim inan bana konuşmak çok iyi geldi. Sana nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum. Hiçbir şey yapmasan bile beni gerçekten dinlediğini biliyorum‘ ‘dedi ve arabasına atlayıp yanımdan ayrıldı. Büyük ihtimal birkaç dökülecek gözyaşı belki de yaşadığı olaylara dair son gözyaşı dökecekti geride bırakırken karanlıklarını. İçim huzurluydu. Yüzünde tatlı bir tebessüm oluşturmayı başarmıştım. Lakin bu sefer düşüncelere ben dalmıştım. Beklediğim minibüsüm geldi ve yolda giderken bir yandan ayaklarımın altında akıp giden hayatı seyrediyorum camların arkasından diğer yandan düşünüyorum. Kendi kendime:

 

’‘aşkta karanlık perdeler,

Dostlukta karanlık perdeler,

İşte karanlık perdeler,

Siyasette karanlık perdeler,

Hayatın her kademesinde olan karanlık perdeler…‘‘diyorum.

 

Kendi kendime bunun cevabını bulmaya çalışıyorum. Sorguluyorum düşünüyorum neden? Ne için? boğuşuyorum. Derken şunudüşünüyorum belki de zamanı var güneş ışığını bekliyor oda. Ve belki de içeriye girebilmesi için bir elin dokunmasını bekliyor perdeler… Odanın içinde siluetler…

 

 

 

Boş vaktinizde güzel kahvenizi -kahve sevmeyenler için çay, meyve suları ya da su - yudumlarken şöyle bir düşünün. İlk önce şöyle bir  sorgulayın. Sonra dönün her şeyden önce kendinize. Varsa kırıntılar karanlıksa hala oda zamanı gelmiş mi güneş ışığı görmenin şöyle bir yoklayın. Korkmayın perdeler tozlanmış olabilir dökülen gözyaşı su misali temizler her şeyi… Evrende ki her şey aslında birbiriyle o kadar bağlantılı ki sanırım bakış açısı ya da baktığınız hayatı anlamlandırdığınız biçime göre değişkenlik gösteriyor.

İnsanın yüreği, hayatının her evresindeki yaşamını ve yaşanılanı ayrı ayrı sevebilecek kadar geniş aslında. Bunun farkına varmak gerek sadece…

 

 

 

Haydi, yüreklere dokunma zamanı…

 

 

 

Her rüya güneşle son buluyor… Yağmurdan sonra yine güneş doğuyor… Gecenin bitimi güneşi beraberinde getiriyor… Yüreklere gizli karanlık kalmışodaları aydınlatma zamanı… Güneşiniz bol yüreğiniz hep sevgi dolu olsun…

 

 

 

Güzel kokulu güllerin arasından yüreği güzel okurlarıma kucak dolusu merhaba…

 

 

 

şahane bir hafta sonu diliyorum…

 

 

 

NOT: Mevla‘nın çok sevdiğim bir sözü vardır aynen şöyle söyler; “Hoşça bak zatına, hoşça bak cümle kâinata.”

 

 

 

 


30 Mart 2018 Cuma 19:50
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

KÖRFEZ GÜNDEMİ

Tahir Büyükakın’danKTO’ya Ziyaret

Tahir Büyükakın’danKTO’ya Ziyaret

Viyadük altlarına LED aydınlatma

Viyadük altlarına LED aydınlatma

Otoban Üstü Camii’nin minaresi tamamlandı

Otoban Üstü Camii’nin minaresi tamamlandı

Kanala düşen köpeği zabıta ekipleri kurtardı

Kanala düşen köpeği zabıta ekipleri kurtardı

Başkan Baran’ın ziyaretçi trafiği

Başkan Baran’ın ziyaretçi trafiği

İmar yolları açılıyor ulaşım rahatlatılıyor

İmar yolları açılıyor ulaşım rahatlatılıyor

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI