19 Kasım 2018 Pazartesi

Bizim Gazete

LENFOMA SON DEĞİL!

-lenfoma-son-degil

LENFOMA SON DEĞİL!
14 Eylül 2018 Cuma 16:37

 LENFOMA SON DEĞİL!

 

Özel Körfez Marmara Hastanesi Genel Cerrahi uzmanlarından Op. Dr. Mehmet Zeki EREN, 15 Eylül Dünya Lenfoma Farkındalık Günü sebebiyle, günümüzde en çok karşılaşılan kanser türlerinden biri olan Lenfoma yani Lenf Kanseri’nin tespiti ve tedavi süreci hakkında bilgilendiriyor.

“Lenfoma, lenfatik sistemin kötü huylu bir hastalığıdır. Klinik olarak lenf bezelerinde büyüme ile kendini gösterir. Büyüyen lenf bezeleri boyunda, koltuk altında veya kasıkta elinize gelebilir. Lenfomanın nedeni tam olarak bilinmemekle beraber bulaşıcı bir hastalık değildir. Fakat hastalığın sebepleri arasında bazı virüs enfeksiyonları, immun yetmezlik durumları ve bazı kimyasal maddelere maruz kalma sayılabilmektedir.

Hastalığın bulguları lenf düğümünde ağrısız büyüme olması, ateş, gece terlemesi, açıklanamayan kilo kaybı, kaşıntı olabilir. Hastalığın en sık karşılaşılan bulgusu ise boyun ve koltuk altında ağrısız olarak büyümüş lenf düğümünün ele gelmesidir. Lenf bezlerindeki büyüme genelde boyunda başlar ve bu büyüme genelde ağrısızdır. Koltuk altı ve kasıktaki lenf düğümü bölgelerinde de büyüme olabilir. Az sayıda hastada ise lenf düğümü büyümesinin yaygın olduğu görülür. Göğüs kafesi içinde ya da karın boşluğu içindeki lenf düğümlerinde de büyüme olabilir. Hastalık lenf düğümü dışındaki dokuları da tutabilir. Akciğer, karaciğer, kemik, kemik iliği tutulumu en sık lenf düğümü dışı tutulum yerleridir. Lenf düğümü dışı tutulum olması ekstranodal hastalık olarak adlandırılır. Lenfoma hastalarında yukarıda da bahsettiğimiz gibi ateş, gece terlemeleri, son 6 ayda vücut ağırlığının % 10 undan fazla kilo kaybı olması önemli semptomlardır.



Lenfoma tanısı koymak için mutlaka tutulmuş bölgeden biyopsi yapmak gerekir. Kesin tanı histopatolojik inceleme ile konur. Tanı için gerekirse biyopsi tekrar alınmalıdır. Lenfoma tanısı konan her hastaya mutlaka hastalığın evresini belirlemek için kemik iliği biyopsisi yapılmalıdır. Biyopsiler lokal anestezi yapıldıktan sonra bir iğne ile küçük bir doku parçası alınarak yapılır. Ancak bu yöntemle bazen tanı için yeterli materyal alınamayabilir. Bu tip durumlarda açık biyopsi (cerrahi biyopsi) yapılır. Bunun yanında röntgen grafileri, boyun, toraks, batın ve/veya pelvis bilgisayarlı tomografi tetkiki (BT) çekilmelidir. Magnetik rezonans görüntüleme (MRİ) özellikle beyin ve omurilik tutulumu düşünülüyorsa planlanmalıdır. Kan sayımında Alyuvar, akyuvar ve kan pulcukları (trombosit) denen farklı kan hücrelerinin sayısının ve görünümünün değerlendirilmesi gerekir. Bu hücrelerde bir bozukluk olması bazen lenfomanın ilk bulgusu olabilir. 

Lenfoma tedavisi radyoterapi ve kemoterapi ile yapılmalıdır. Lenfomada tedavi seçimi hastalığın evresine göre planlanacağı için evrelemenin doğru yapılması gereklidir.  Erken evrede uygun tedavi ile % 80’lere ulaşan iyileşme şansı, ileri evrelerde daha düşük bir oranda devam etmektedir.  Bazı sessiz lenfoma türlerinde Bekle-Gör politikası uygundur. Hastalığa ait semptomu olmayan hastalar belirli aralıklarla fizik muayene ve laboratuar testleri, görüntüleme ile izlenir. Hastalık ilerleme gösterince tedaviye geçilir. Agresif lenfomalarda ise bir ilaç tedavisi olan kemoterapi uygulanır. İlaçlar kanser hücrelerini öldürür veya kanser büyümesini durdurur. Radyoterapi ise tedavi edilen alandaki kanser hücrelerini öldüren bir lokal bir ışın tedavisidir. Tedavi sınırlı bir bölgeye veya geniş alanlara verilebilir. Radyasyon ağrısızdır. Yorgunluk, iştah kaybı, boğazda tahriş, bulantı, öksürük, ağız kuruluğu, deri döküntüleri, saç dökülmesi radyoterapinin beklenen yan etkileridir. Bazı durumlarda hastalığı nüksetmiş hastalara yoğun tedaviler uygulaması ardından kemik iliği veya kök hücre nakli yapılması gerekebilir. Yakın zamanda keşfedilen hedefe yönelik akıllı ilaçların kullanımı ile lenfomalar daha az yan etki profili ile daha başarılı yönetilebilir hastalıklar haline gelmiştir. Lenfomaların bazı tiplerinde tam iyileşme sağlanması artık birincil tedavi hedefi haline gelmiştir.

Tıp alanındaki yeni gelişmelerin ışığında çoğu lenfoma türü günümüzde tam olarak tedavi edilebilmektedir, her zaman özellikle belirttiğimiz gibi lenfomadan değil geç kalmaktan korkmamız gerekir.”

 

Haberin etiketleri:

LENFOMA SON DEĞİL!


Haber okunma sayısı: 1300

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


KÖRFEZ GÜNDEMİ

Bu kadar yatırımı hayata geçiren sayılı ilçelerdeniz

Bu kadar yatırımı hayata geçiren sayılı ilçelerdeniz

Körfezli Muhtarlardan Başkan Baran’a destek

Muhtarlar Derneği Başkanı Yusuf Yanar, “Yanınızdayım” Körfezli Muhtarlardan Başkan Baran’a destek

İlimtepe’de Körfez’in geleceğini planladık

İlimtepe’de Körfez’in geleceğini planladık

İlimtepe yolu büyük bir eksikliği giderecek

İlimtepe yolu büyük bir eksikliği giderecek

Körfez’de Atatürk saygı ve özlemle anıldı

Saatler 09.05’i gösterdiğinde; hayat adeta durdu… Körfez’de Atatürk saygı ve özlemle anıldı

‘Hoş Geldin Bebek’ yüreklere hoş geliyor

‘Hoş Geldin Bebek’ yüreklere hoş geliyor

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI